Bembeyaz bir sabahın, elleri değdi yere.
Âlemlerin imâmı Kadem bastı mimbere.
Gün doğumu küstüğü seherlerle barıştı.
Doğumun yüz yirmi dört bin kere yakarıştı.
O geldi!!!
Aydınlığa kavuştu asırlardır güneş bekleyen geceler,
Rahmet yağmuruyla bahara durdu çölleşen gönüller.
En sevgili, açıverdi dünyaya hakikat pınarı gözlerini, gülümsedi kâinat
Yıldızlar yağdı yeryüzüne, Hoş geldin diyerek.
Hoş geldin ya Resulallah!!!
Ve bir gece Hira, Nur Dağı’ndan duyuldu ilahi Ferman.
“Oku” ya Muhammed! “Rabbinin kelamını oku”! “Ve onun yoluna davet et”! “Kalk ve Uyar”!
Ve böylece insanlığı irşada koyuldu son Nebi,
Ümitle, sabırla, kolaylaştırarak, zorlaştırmadan dosdoğru yolu ümmetine tarif etti.
Dosdoğru yol ki, mescitlerden geçerdi.
“Cennet bahçelerine uğradığınız zaman nimetlerinden yararlanın” buyurdu Allah resulü
“Ya Resulallah cennet bahçeleri nedir? diye sordular. Mescitlerdir buyurdu”
Bir yolculuktur hayat!!!
Ezan ile başlayan ve sela ile son bulan.
Çocukluğumuzun rengarenk günlerinde, mutlaka bir caminin ruhumuzu okşayan kokusu vardır,
Göğsümüzün üzerinde taşıdığımız bir elif cüzünün, bir mushafın Yoldaşlığı…
Mahallemizde köyümüzde görevli o ilk hocalarımızın güler yüzü tatlı sohbeti, vaaz ve irşad gayreti,
Caminin baharında sürüp giden bir eğitim ve öğretim süreci.
Çocukluğumuzda duyup koştuk ilk defa onun çağrısına,
Mabetlerin minberlerinden yükselen ilahi bir davet!
Davete kulak ver!!!
Onun daveti, ibadete ve kurtuluşa.
“Ey iman edenler rüku edin secde edin Rabbinize ibadet edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz”
En güzel isimlerinden bir güzel ismini de “EL CAMİ” diye tanıtan Hazreti Allah,
Kullarını toplayan, birleyen, birleştiren mabetlere bahşetti zatının Yüce ismini.
Gönül kuşlarının huzurla kanat çırptığı bir gökyüzü misali
Yüreklerimizi niyetlerimizi dua ve aminlerimizi birleştiren kubbelerin altında bir olduk
Birlik olduk birlikte yürüdük O’nun çağrısına.
Saf tuttuk yan yana ve Can Cana.
Şimdi kulak ver bizi birbirimizle kardeş kılanın çağrısına
Onun çağrısı birliğe ve kardeşliğe, “hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın bölünüp parçalanmayın”
İnsanlığı Hakk’a ve hakikate çağırmak için gönderilen peygamber
Nasıl ki asr-ı saadette davet ettiyse ashab-ı kiramı ve ümmetini 14 asırdır
Yine davet etmekte; seni, beni, bizi ve herkesi: Rabbimize kulluğa doğruluğa ,dürüstlüğe ve güzel ahlaka.
Böylece davet etmekte, Rabbimizin rızasına ve sonsuz mutluluğa.
O’nun çağrısı imana ve güzel ahlaka!!!
Açıver gönlünü, son peygamberin asırlardır devam eden tebliğine irşâdına.
Bu çağrıya kulak ver!
“Müminlerin iman bakımından en olgunu ahlaken en güzel olanıdır”
Şöyle buyurdu bütün insanlığa;
“7 kişi vardır ki Allah’ın arşının gölgesi dışında hiçbir gölgenin olmadığı günde Allah onları gölgelendirecektir.
O yedi kişiden biri kalbi mescitlere bağlı olan kişidir bir diğeri ise neşeyi ve huzuru Rabbine kullukta bulan gençtir”
Minarelerden yükselen gönüllere huzur ve sükûnet indiren bir davet!
O davete icabet et!!!
O davet ki camiye ve huzura.
“Namaz dinin direğidir”
Haydi namaza! Haydi namaza! Haydi kurtuluşa! Haydi kurtuluşa!
Tanıyorsun bu çağrıyı, bu daveti .
Bu davet ki, doğduğun anda kulağına okunmuş ardından İsmin söylenmişti.
Bu Ezanlar ki; şehadetleri dinin temeli Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
İnsanı en güzel şekilde yarattı O ve güzelliklere davet etti en güzel şekilde yarattığı insanı.
O’nun daveti iyiliğe ve takvaya!
“İyilik ve takva hususunda yardımlaşın, kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayın”
Şimdi, o Kutlu çağrıya kulak verme vakti!
Şimdi, davete icabet etme vakti!
Davetin sahibi seni bekler
Diyanet İşleri Başkanlığı, Din Hizmetleri Daire Başkanlığı