Hava açılmaya başladı, rüzgâr kesmiş gibi... En azından şimşekler çakmamaya başladı.
Görüş mesafesi düne göre daha açık.
Daha da açılacaktır, bu kesindir.
Ben, yıllardır Fetullah Gülen’i iyi takip ettiğimi düşünürüm. 1999’dan beri sayısız kitap okumuşumdur bu konu ile alakalı. Bu profesyonel gizli kayıt alma ve sızma çetesine kaç yıldır FETÖ/PDY diyorlar.
15 Temmuz’dan sonra FETÖ demeyen yok zaten…
Sosyal Medya’dan sürekli yeni videolar izliyoruz. Kimin geçmişte ne dediği ile ilgili sayısız video izledim. Çoğu gazeteciydi, siyasetçiydi…
Bu ilde eskiye dair bir video izlemen için televizyonculuk denen mesleğe bakmak gerekir galiba…
Günü dahi kotaramayanların arşiv gazetecilik ile ilgili başarılı olacaklarını beklemek safça olur maalesef!
Reşit olduğumdan beri hem yazarak hem de söylemlerimde Cemaat’e sonra Hareket’e daha sonra Hizmet’e ve en sonunda FETÖ’ye karşı olumsuz konuşmuşumdur. Hep kuşkuluydum.
Neyse…
15 Temmuz darbe girişiminden sonra aslında pek dillendirilmeyen bir gerçek ortaya çıkmıştır:
Bu profesyonel gizli kayıt alma ve sızma çetesinin birinci kuralı en yakına “sızma” olarak açıklayabiliriz.
“En” değilsen “yakınına” sızacaksın kuralı ortaya çıkmıştır.
Malatya’daki tüm yöneticilere ve idarecilere, bürokratlara bi şey demek istiyorum…
Kimseyi töhmet altında bırakmadan bazı gerçeklerin yazılması gerekir:
Belediye Başkanlarımız, valimiz, kaymakamlarımız, tüm kurumların müdürleri…
Önce “yanınıza” bakınız…
Sekreterinize, danışmanınıza, sabahtan akşama hiç kuşku duymadan her bilgiyi paylaştığınız yardımcınıza…
Eğer bu örgüt son üç genelkurmay başkanlarının yaverliğini elinde bulunduruyorsa…
Son iki cumhurbaşkanının yaverleri olabiliyorlarsa…
“Benim yanım temiz” deme lüksü hiçbir yöneticide olamaz!
Hele hele 15 Temmuz olmadan önce kendi kurumunda FETÖ ile mücadelede gevşeklik ya da “yok canımlı” düşüncede olan bir yetkilimiz varsa (bence çoktur) tüm kadrosunun şeceresini çıkartmalı ve güvenlik güçleri ile dirsek temas çalışmalıdır.
İntihar bombacılarını araştıran bir yazı okumuştum yıllar önce…
Dış kaynaklı bir yazıydı ve konusu; canlı bombanın pimi çekmeden beş-on saniye önce “pişman” olduğu varsayımı yapılıyordu, o yazıda…
Canlı bombaların dahi “pişman” olabileceği bir dünyada bu FETÖ’nün iki günde göstermiş olduğu hareketlere iyi bakmak gerekir.
Bundan sonra atılacak adımlar çok çok önemlidir. Vahamet geçmemiştir.