Özlem Pelitoğlu

Mahir Temur’un köşe yazısını belki yıllardır merakla okuyan okurlarından biri de benimdir.

Abone Ol

Mahir Temur’un köşe yazısını belki yıllardır merakla okuyan okurlarından biri de benimdir. Mahir abinin yazılarını asla kaçırmam. Çünkü okurken sanki ben yazıyormuşum gibi gelir hep.

Geçen gün yazdığı yazıya şaşırmadım çünkü olayı daha önce farklı isimlerden ben de duymuştum hemde Ak Parti tabanından.

Özlem Pelitoğlu’nun Büyükşehir Belediyesinde Başkan danışmanı olduğunu yazmıştı Mahir abi. Şaşırmadım çünkü biz onu İl Başkanı İhsan Koca’nın yanından çok Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın yanında gördük. Tabi gözler alışmıştı. Artık onu sadece partisinin toplantılarında değil Kent Konseyi’nin programlarında başköşe de ve hatta Büyükşehir Belediyespor’da galibiyet pozu verirken bile görür olduk…

Gelin şimdi size Özlem hanımla olan geçmişimden bahsedeyim.

2015 yılından beri partide aktif rol almış biri olarak Özlem Hanım göreve geldiğinde yönetiminde bulunmak istedim. Genel merkezden görevli isimlerle girdiğim mülakat ise o kadar olumluydu ki artık kendimi yönetimde değil yürütmede düşündüm. Çok sağlam referansla siyasi parti kariyerimde ilerlemeyi beklerken Özlem Hanımın hem beni hem de çok yakın arkadaşımı yönetimine hatta ve hatta yedeğe bile almadığını öğrendim. Hiç bir açıklama yapılmazken bu haksızlığın sadece bize değil birçok isme yapıldığını da bizzat gördüm. Başta çok üzüldüm çünkü o kadar emeğimiz gece-gündüz çalışmalarımız kocaman bir hayal kırıklığı ile bize döndü. Belediye personeli ve resmî kurumlarda görev alan arkadaşların yönetime girmesinin sıkıntılı olacağını ifade eden Pelitoğlu yönetimini belediye personellerini alarak tamamlamıştı.

İnsanlara sadece bir hayal kırıklığı değil kocaman bir soğuma hissi bırakıyor ve hiç bir şey olmamış gibi yollarına devam edip “Bizim kapımız herkese açık” diyebiliyorsunuz.

Bugüne kadar en ön sırada olan gençlerin yokluğunu dahi fark etmiyorsunuz.

Bir teşekkürü çok görüyor ama seçim ve miting zamanı destek bekliyorsunuz.

Ben bu konuda bizi hiç bir zaman yalnız bırakmayan her gördüğü yerde hal hatır soran hatta telefonla arayarak “Kızım nasılsın?” diyen ablamızın hakkını asla ödeyemem. “Siyasette kim gibi olmak isterdin?” sorusuna Öznur Çalık diyebiliyorsak bunun sebebi onun başarılarının yanı sıra mütevazı olması yeri geldiğinde kızıp, yeri geldiğinde “Hadi bir kahve içelim” veya “Çay koyun geliyorum” diyebilmesidir.

Partiden ayrıldığımızdan beri bizi arayıp soran tek kişi Öznur Çalık oldu.

Ne İl Başkanı ne çok emek verdiğimiz Gençlik Kolları Başkanı ne de Özlem Hanım.

Geçtiğimiz gün gazetemizi ziyareti esnasında yüzüne karşı “Çok hayalim vardı hepsini yıktınız” diyemedim ama her şer sandığım şeyde bir hayır varmış dedim.

Üstüne üstlük yanında Büyükşehir Belediye personeli ile gelmesi bile manidardı. Herkese yardımcım diye tanıtıyordu ama aslında belediye personeli olduğunu da kimseye belirtmiyordu. Yürütmesinde birçok başkan yardımcısı varken ve Pelitoğlu’nun ismi “Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı” diye anılırken neden Büyükşehir Belediyesi basın biriminde çalışan yardımcısını yanında getirmişti?

Ayrıca mesai saatleri içerisinde bir belediye personelinin Özlem Hanımın şahsi meselesinde ne işi vardı?

Çıkarken bana “Partide gönüllülük esaslı çalıştıklarını” dile getiren başkan yardımcısının, yerel seçimlerin hemen ardından bir meclis üyesinin torpili ile Büyükşehir Belediyesi’nde işe girmesine mi güleyim yoksa belediye personeliyken Özlem Hanımın yardımcısı olmasına mı bilemedim.

“Bana bir tane emek verip bir yerlere gelememiş insan gösterin” demişler içeride. Size bir tane değil bin tane insan göstersem de siz anlamazsınız.

Ben sizi sadece Allah’a havale ettim çünkü intikam alanların en hayırlısı Allah’tır.