Hani derler ya; ‘Delinin biri kuyuya taş atmış…’ tam da aynı dönemi yaşıyor Malatya futbolu. Adil Gevrek adına ‘sosyal’ avukatlığa soyunanların komplo teorileriyle geçti bir haftamız.
“Yahu ne oluyor, bu takım şampiyon olmuş, kupa kaldırmış, şehri germeye, sevincimizi kursağımızda koymaya ne gerek var şimdi” diyen yok!
Başkan Adil Gevrek, İbrahim Tatlıses gibi eline her mikrofon alışında mesaj vermeyi ihmal etmiyor. ‘Takımın şampiyon olmasını istemeyenler, hedef küçük olsun’ diyenler varmış falan filan…
İyi güzel de başkanım, sen hayali düşmanlardan bahsedeceğine önce çıkıp senin adına; ‘bıraktı gitti’ diyenlere cevap ver, zahmet olmazsa! Bu konuyla ilgili başkanı ve çevresindeki herkesi aradım. ‘Adil Gevrek bıraktı mı’ diye, herkes ‘hayır’ dedi, kendisi de dahil.
E o zaman çıkın, ‘benim adıma facebookta yazılanlar yalan, bunları da iddia edenler şerefsizdir’ deyin!
O da yok!
Diğer tarafa bakıyorum. Yine imalarla dolu bir başka yöneticinin açıklaması. İçimizdeki İrlandalılar edebiyatı yapılıyor.
Bu takım şampiyon oldu, yaz dönemi, kısacası sahayı etkileyecek bir durum yok. E çıkıp konuşsanıza bir zahmet. Kimmiş bu İrlandalılar bizde bilelim.
Bu kulübün hocası benim nazarımda isterse Malatya’nın en pehlül, en deli adamı olsun, yine de ona saygı duyarım. Ey başkan, ey yöneticiler; sizin hocanıza hakaret ettiler televizyonda, kader birliği yaptığınız ikinci başkanınıza acımasızca saldırdılar. O gün neden kınamadınız, en ufak bir eleştiri yöneltemediniz, bugünkü gibi yüksek perdeden konuşamadınız?
Ama bugünlerde herkesin sesi çok çıkıyor, neden?
Acaba bizim kuyuya taş attığını düşündüğümüz arkadaşlarla ticari ya da menfi bir bağınız mı var?
Acaba yeni sezon öncesi tüm bunlar büyükşehir belediyesini biraz daha zora sokma senaryosunun parçası mı?
Acaba başkan ve yönetimi; ‘bizim medya ve diğerleri’ diye Malatya’yı 2’ye böldüler bizim mi haberimiz yok?
Hiç uzatmayacağım. Bakın biz Malatya’da film fırıldağı, senaryoyu, ayak oyunlarını çok gördük. Hiç kimse kusura bakmasın ama kuru söylemlere karnımız tok!
Hikmet Tanrıverdi ilk yıl, küme düştü denilen takımı ligde bıraktı. Herkes düğün bayram ederken, Kongre’de Cemal Akın ile bir birine girdi, milletin ağzının tadı kaçtı.
Elazığspor’u 6 – 2 mağlup ettik, her taraf düğün bayram yeri, Haşim Karadağ istifa ettim dedi. Galibiyeti bile kutlayamadık.
Yeni Malatyaspor şampiyonluk kupasını kaldırdı, ertesi günü bomba patladı. Ne olduğunu hala anlamaya çalışıyoruz, huzurumuz kaçtı!
Başarıyı, şampiyonluğu, kupayı, paylaşmayı niye başaramıyoruz biz?
İlla ki her sezon başı kongreler, dedikodular, ortaya düşen yolcular, komplo teorileri…
Bu şehrin kaderi mi?