ORAYA KOYMA

Oraya koyma buraya koyma !

Abone Ol

ORAYA KOYMA

Oraya koyma buraya koyma !

Buraya park etme oraya park etme!

Babalarının yeri sanki.

Tapulu malları adeta.

Yollar, sokaklar…

Mahalle araları…

Evlerin önü…

İş yerlerinin…

Dükkan önleri…

Kaldırım kenarları hep işgal edilmiş.

Yasak bölge sanki.

Arabanızı park etmeye kalktığınız anda hemen iş yeri sahibi karşınıza dikiliyor:

“Buraya park etmeyin!”

“Neden?”

“Dükkanının önü olduğu için”.

‘İyi ama iki metrelik kaldırım mesafesi var”

“Olsun, burası bize ne ait!”

Onlara ait miş!

Her yer yapılanmış.

Devletin yılları sokakları caddeleri halkın umumum malıdır.

Şahısların değil.

Kaldırımlar devletin malıdır…

Umum halkın kullanımına açıktır.

Yollar devletin malıdır.

Umum halkın kullanımına açıktır.

Yasak konamaz.

Kısıtlama konamaz.

Sürekli işgal edilemez.

Kaldırımları, kaldırım sonrası ana yolları kimse sahiplenemez.

Geçici olarak park etmek isteyenlere karşı konulamaz.

“Dükkanımın önünü kapatıyor” denemez.

Kaldı ki belediyeler ana caddelerin bir kısmına Park etme ve ücret ödeme mecburiyeti getirmiş.

Aracınızı kaç dakika, saat park ediyorsanız o kadar para ödüyorsunuz.

Buna rağmen bazı yerlerde iş yeri sahipleri görevliler yoksa ve kaldırım kenarı müsaitse bile sizin aracınızı park etmenize izin vermiyorlar.

Bu konudan dolayı oldukça fazla tartışma…

Kavga…

Yaralama oluyor.

Oysa biraz sabır…

Biraz hoşgörü…

Biraz anlayış…

Biraz olgunluk gösterilse olay bitecek.

Çünkü adam zaten aracını orada uzun süre tutmayacak.

Bir kaç dakika veya bir iki saat sonra çekip gidecek.

O nedenle “oraya koyma buraya park etme” demenin bir anlamı olmuyor.

Hem özel mülklerin dışında olan her yer kamuya ait değil mi?

Bu yerleri herkesin kullanma hakkı var.