Son zamanlarda Türkiye’nin gündeminde olan başıboş köpeklerin insanlara saldırması yer alıyor.
Hatta geçtiğimiz günlerde Bitlis’te sokak köpeklerinin ısırması sonucu kuduz tanısıyla Ankara’daki hastanede tedavi altına alınan 10 yaşındaki Mustafa Erçetin’in hayatını kaybetmesi adeta infial yarattı.
Bu olay karşısında aklımıza hemen Malatya’daki sokak köpekleri geldi. Evet, Malatya’da da zaman zaman köpek saldırıları şikayetleri alınsa da bunu genel anlamdaki sokak köpeklerine yansıtmamak gerekiyor. Çünkü onlar da artık hayatımızın bir parçası.
Başıboş köpek popülasyonunu azaltmak için belediyelere büyük görevler düşüyor. Mutlaka köpekler kısırlaştırılmalı, tedavisi yapılmalı. Ancak sokak köpeği popülasyonu bu şekilde azaltılır. Burada belediyelere büyük görevler düşüyor.
Belediyeler bulundukları ilçelerdeki başıboş köpekleri kısırlaştırıp, onların tedavilerini yapsalar ve bu köpekler için barınaklar açsalar belki sokak köpekleriyle ilgili hiçbir şikâyet olmaz. Artık insanlar bir sokak köpeği gördüğünde korkar oldular.
Aslında kısırlaştırılıp tedavisi yapılan bir sokak köpeği bir kuzudan farksız oluyor. Ancak insanlar köpeklere karşı olan ön yargısını son çıkan haberler birlikte bir türlü yıkamıyor. Bu algıyı da yıkmak gerekiyor.