Önce inanmak, sonra kazanmak…

Abone Ol

Bir takım, müsabaka kazanma adına kendisine gerekli olan hiçbir şartı yerine getirmediği zaman Yeni Malatyaspor gibi kaybetmeye mahkûmdur. Şans dediğimiz faktör bile bu zamanlarda yüzde bir olarak karşımıza ancak çıkar.

Oyuncu kalitesi olarak değilse de, sahada ki futbola baktığımızda ligin zayıf ve kötü futbol oynayan ekiplerinden Balıkesirspor karşısında hiçbir varlık gösteremeyen Yeni Malatyaspor bu deplasmandan 1-0 lık mağlubiyetle ayrıldı. Müsabakayı yazıp analiz etmeye kalksak, sadece takımımız adına değil rakip adına da iki güzel- olumlu cümle kursak, iki yüz kötü- olumsuz cümle kurmamız gerekir.

Koray’ın rakibine; ‘sadece buradan geçebilirsin, sende gel buradan geç’ diyerek bıraktığı sonra da acemice penaltıya sebebiyet verdiği pozisyondan başka aslında bir şey yazmak da doğru olmaz. Rakibin o ana kadar birkaç yan topun haricinde kalemize atabilecek gol girişimi bulunmuyordu desek yeridir. Biz ise; yok Azad’ ın şutu kaleyi tutsa, yok Alex topu önüne iyi alsa, yok Sadık’ ın kafa vuruşu köşeye gitse gibi ‘sa’ larla müsabakayı tamamladık. Yenik durumda iken bile sahteden bir baskımız, koşumuz ve rakip kaleye amaçsız bir şekilde gidişatımız vardı.

PTT liginde oynanan müsabakaların bazılarını izledim. Hepsinin de özetini seyrettim. Balıkesirspor – Yeni Malatyaspor müsabakası gibi tatsız, tuzsuz, heyecansız ve az pozisyonsuz bir karşılaşma izlemedim. Bizim yerimizde hangi takım olsaydı o gün izlediğim Balıkesirsporu yenebilirdi diyebilirim.

Her ne kadar sorgulanması gerekse de bu saatten sonra üzerinde fazlaca durup, bu takım nasıl yapılmış, bu yabancıları kimler izlemiş ve transfer etmiş demenin geri dönüşü olmayacağını biliyorum. Herkes üzerine düşeni günahı vebali ile alacaktır. Artık bundan sonra önemli olan devreye kadar oynanacak maçlar da, bizi ikinci yarı için ligde tutabilecek puanların alınmasıdır. Eğer bu puanları alamaz isek, ne kadar iyi transfer yapıp takımı güçlendirsek bile ikinci yarı alacağımız puanlar bize yetmeyebilir.

Takımın bu süre içerisin de kadro kalitesini en iyi şekilde kullanarak sahada ki sonuçlara olumlu şekilde yansıtmak için İrfan hocaya büyük görev düşüyor. Takım kalitesi ve kapasite anlamında lig de diğer takımlara göre eksik görülsek bile oynayacağımız müsabakalara iyi hazırlanıp, önce inanarak sonra ise sahada oynayıp, mücadele ederek gerekli puanları toplamamız gereklidir. Yoksa; yukarıda belirttiğim gibi bunların hepsinden muaf bir ekip görüntüsünde olmak sadece puanlar değil, öncesinde olduğu gibi hoca değişikliği, sonrasında taraftar eksikliği, devre arasında kadro revizyonu, daha da olmaz ise yönetim arayışlarına kadar gider.

Bu yazdıklarım, tabi ki olmasını istemediğim lakin gerçeklerdir. O yüzden başta sahada mücadele eden futbolcular olmak üzere sorumluluk sahibi olan insanları dikkatli olmaya çağırıyorum. PTT ligine çıkmakla demek ki her şey bitmiyormuş…