İnsanları acılarından vuramamayı bir türlü öğrenemedik.
Manisa Soma’da 2014’te yaşanan ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasını protesto eden bir yurttaşı tekmelemesiyle ‘’nam salan’’ Yusuf Yerkel’in üç yaşındaki masum yavrusu vefat etmiş. Allah ailesine sabırlar versin, kimseye evlat acısı yaşatmasın.
Yerkel madenci yakınının haleti ruhiyesini anlamamıştı ve o gün o acılı insanlara uyguladığı şiddeti de hepimiz ayıplamıştık.
Evladını kaybedince Yerkel’e yapılan saldırılarında o gün Yerkel’in yapmış olduğu davranıştan farkı yoktur. Onları da şiddetle kınıyorum.
3 yaşında daha günah işleme ehliyeti olmayan küçük bir yavrunun üstünden ilahi adalet sloganları atıyorlar.
Babasının geçmiş zamanda yapmış olduğu bir hatanın faturasının masum bir yavruya kesilebileceği savının islam ahlak anlayışında yeri yoktur.
Tam bu anlayışa hayıflanırken bizim küfürbaz Litfi de konuyla ilgili bir twet atmış.
Mesajında ilgimi çeken ‘’Acı üzerinden hele evlat acısının üzerinden ne siyaset yapılır ne öfke kusulur. İnsan olduğunu unutanlardan olmayın’’ ifadeleri oldu.
Bak hele bizim küfürbaz Litfi’ye dedim kendi kendime. Twetine yapılan yorumlara baktım. Kimse şehit bacısına ettiği küfürü hatırlamıyor ya da hatırlatmıyor. Dur dedim ben hatırlatayım. Denk gelirse okur.
Allahtan bacım yok!
…
Geçtiğimiz hafta bir yakınıma refakat etmek üzere gece yarısına kadar Devlet Hastanesinin Acil servisindeydim.
Servise bir saat arayla isteyince istediğini motosikletle getiren 2 kurye getirdiler. İkisi de sakatlanmıştı. Maalesef motosiklet kazası. Çok üzüldüm. Gencecik insanlar birilerine bir şeyleri istedikleri saatte yetiştireceğim diye ölümle dans ediyorlar.
Şu kuryelik yapan kardeşlerimizi daraltmayın artık!
Firmalara:
En azından saatli kampanyalarınızdan vazgeçin!
Vatandaşlara:
En azından saatli kampanyalardan bir şeyler istemekten vazgeçin.
Ölüyorlar yahu görmüyor musunuz?
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…