ÖLÜM BEKLEYİŞİ; PANİK ATAK

Abone Ol

Panik atak, artık toplumun kabus ötesi…

Bu, psikolojik bir rahatsızlık. Ama bunun biyolojik sebepleri de olabilir.

Panik atak aşırı kaygı hissidir. Bu hisler 10 dakikalık bir süreç içerisinde giderek tırmanır ve gelebilecek en yüksek noktaya vardıktan sonra giderek azalır ve kaybolur. Bazen bu 1 saat veya daha fazla sürebilir. Bu bahsedilen süreç kısa gibi görünmesine rağmen yaşayan kişiye gün gibi gelir. Hiç geçmeyecek, hiç bitmeyecek bir işkence gibi gelir.

Bu rahatsızlığı yaşayan kişilerin gündelik yaşantısı olumsuz şekilde etkilenir. Örneğin kişi, ‘panik atak geçireceğim kimse bana yardım edemeyebilir, ölebilirim’ korkusuyla evden dışarı çıkmayabilir. Çarşıya, pazara gidemeyebilir, otobüslere binemeyebilir, asansörlere girmeyebilir; liste böyle uzayıp gidebilir. Bunun yanında kişi başkalarına bağımlı olarak yaşamaya başlayabilir.

Yukarıda bahsettiğim gibi, panik atak psikolojik bir rahatsızlıktır. Fakat aynı zamanda biyolojik sebepleri de vardır. Örneğin; anne/babasında veya akrabalarında panik bozukluğu bulunan kişilerin diğer kişilere oranla panik atak rahatsızlığına yakalanma riski daha fazladır.

Hasta, panik atağın onu ne zaman vuracağını bekler vaziyettedir her zaman. Aslında bu krizi geçirenleri en iyi tanımlayan hikâye şudur bence: Bir kişinin ölmeyi beklerken döktüğü ecel terleridir bu kriz. Bahsedilen bu süreç kişiye günler gibi gelebilir; hiç bitmeyen bir felaket bekleme serüveni gibi.

Şöyle düşünün: Bir kişi gerçekten ölecekse birkaç dakika içinde ölür ve kurtulur. Fakat panik atak geçiren kişi sürekli o gelmeyen ölüm bekleyişini, ölecekmiş hissini sürekli yaşar ve ölmez. Her defasında bu yenilenir” diye konuştu.

Tedavi konusuna gelirsek…

Öncelikle gelen hastamızın psikiyatrik muayeneye girmesini tavsiye ediyoruz. İlaç tedavisi gereken durumlarda ilaç desteğini alarak terapiye ilk adımı atıyoruz. Bir deyişle psikolojik tedaviyi gerekirse ilaçla destekleyerek daha sağlıklı ve kapsamlı bir yöntem elde ediyoruz.