Olmak ya da olmamak

Abone Ol

Merhaba sevgili okurlarım… Geçen hafta Konya Devlet Tiyatrolarının sergilediği “Tarla Kuşuydu Juliet” adlı oyunu izledik. Dekor bir yatak odası, mutfak ve çift kanatlı kapı düzeneğinden oluşuyordu. Dekorun sadeliğine rağmen kostümler güzeldi.

Oyun Shakespeare’in yazdığı Romeo ve Juliet oyununu eleştiren bir yapıt. Öyle ki Shakespeare’in diğer oyunlarını da eleştiren yazar, adeta hesap soran bir oyun yazmış. Oyunların genelinde dram kullanıldığından ölümle biten sonları eleştiren yazar, Shakespeare’i tabutla sahneye çıkardı. Ölmüş olan ünlü yazar hala dram peşindedir ve kendi kahramanları için ölümü hazırlamaktadır.Fakat oyunumuzda kahramanlarımız Romeo ve Juliet, Shakespeare’i kandırıp ölüm iksiri yerine kayısı şurubu içiyorlar. Böylece oyunumuz mutlu sonla bitiyor.

Shakespeare gerçekten dirilseydi eleştirilmekten hoşlanırdı. İnsanın doğasında olmalı eleştirmek ve eleştirilebilmek. Bir yapıt olarak bakarsak en büyükler, hep en büyük irdelemeden geçmişlerdir.

Komediyle harmanlanan oyunda yazar Romeo ile Juliet’e gidip ağlayan birçok seyircinin intikamını alırcasına seyirciyi kahkaha tufanına boğdu. Her hareket bir güldürü her mimik bir kahkaha oluverdi.

Malatya seyircisi giderek tiyatroya ve beraberinden gelen büyük yapıtlara daha çok sahip çıkıyor. Öyle ki kar kış dinlemeden salonlara koşan Malatya seyircisi tiyatro ve sanata olan desteğini çoğaltarak sürdürmektedir. Bizler Malatya olarak her renge sanatın her akımına sahip çıkıyor ve destekliyoruz.

Kayısının dalda sararıp olgunlaşması gibi her bahara fidan çiçek umuduyla kalkan Malatyalılara da bu yakışırdı.

Tiyatromuz “DİKKAT” oyunu ile perdelerini kapatıyor. Bu son oyunda da bizi yalnız bırakmayan sevgili hemşerilerimle oyunumuzu izlemek beni ve tiyatro çalışanlarını bahtiyar edecektir. dikkat 24-25 Nisan tarihlerinde Diyarbakır Devlet Tiyatrolarının oyunlaştırdığı oyuna hepinizi bekliyoruz..