Yazımdaki başlığın Boluspor maçının olumsuz skoruyla ve kötü futboluyla uzaktan yakından alakası yoktur. Zaten sezonu herkesin öngördüğü biçimde tamamlamış, kulüp olarak da belli bir başarıyı yakalamışız. Derseniz ki bu başarıda yüzde olarak kimin katkısı daha fazladır? Onu da daha sonra detaylıca yazarız.
‘Olmadı’ derken, sezonun son maçına çıkan ve kazanıp veya yenildiği takdirde bir şeylerin değişmeyeceği ortamda ful kadroyla sahaya çıkan Alima Yeni Malatyaspor’ dan bahsediyorum. Tabi bunu yazarken aslında takımın teknik patronu ve futbolcuları sahaya süren İrfan hocayı kastediyorum. Sezon başından beri kısıtlı kadromuz var derken, herhalde 14-15 futbolcuyla idman yaptığı söylenemez. Ayrıca daha önemlisi ve bizim beklediğimiz U21 takımında oynayan futbolculardan 4-5 tanesi bu karşılaşmada sahaya sürülebilir veya sonradan oyuna dahil edilebilirdi.
Bu şekilde 3-1 değil de 5-1 yenilsek bile kimsenin olumsuz bir davranışta bulunup, söylem kullanması söz konusu olmazdı. Alt yapıda yetişen ve belli bir mesafe kat etmiş oyuncuların yeteneklerini sergileme fırsatını böylesi müsabakalarda görmeyip ne zaman göreceğiz? Anlamış değilim. Play-Off hayal olmasa bile ligde kalmayı garantilediğimiz kalan 5-6 müsabakada zaman buldukça U21’ de oynayan bu futbolcuların azar azar değerlendirilip ilerisi için olur veya olmaz anlamında kendilerini gösterme fırsatının verilmesi gerekirdi, ama yapılmadı.
Hiç olmazsa iddiasız son iki maçta bu gerçekleşebilir, oyuncuların yanında alt yapıda görev yapan teknik adam ve antrenörlerde değer verildiği gösterilmiş olurdu. Ben burada şunu anladım ki; Demek ki alınacak 3 puan bu dediklerimden daha değerliymiş. Başarısını göz ardı etmediğim ve takımın kümede kalmasında büyük emeği olan İrfan hoca bu anlamda eksik davranış sergilemiştir. Bilmediğimiz başka bir durum varsa da (bu konuda) aydınlatılmak isteriz.Başarının gizli kahramanı!
Alima Yeni Malatyaspor’ da İrfan hocanın başarısından, oyuncuların karakterli oluşundan, Adil başkanın yönetimde tek kalışından bahsederken, Malatyalı olmasını da bir kenara bırakarak sportif direktör olarak görev yapan Ali Ravcı’ nın da hakkını teslim edelim.
Sorunların eksik olmadığı, sıkıntıların her daim yaşandığı Alima Yeni Malatyaspor takımı, sezon sonunu parçalanmadan, dağılmadan bitirmişse görevi itibari ile bu kulübün içinde (başkanından, teknik heyetinden, futbolculardan, menajerinden ve çalışanlardan) mekik dokuyan Ali Ravcı’ ya ne kadar teşekkür etse azdır diye düşünüyorum. Her ne kadar görevi olup bu işinden geçimini de sağlasa, layığı ile mesleğini icra edip kendi ilinin takımına böylesine katkı sunması en başta bizleri sevindiriyor. Ben de kendisinin ismini buradan birkaç cümleyle de olsa gündeme getirmenin doğru bir yaklaşım olduğu kanısındayım.
Genel olarak (herkesi katmadan) demeyelim; spor kamuoyunda insanlar olayları, şahısları görmek istediği gibi değerlendirdikleri için bazı gerçekler ve değerlerimiz güme gidiyor. Hem düzgünlüğü hem şimdi ki (iki senedir yaptıklarıyla) konumu hem de geçmişte ki futbolculuk kariyeri ile bir değer olduğuna inandığım Ali Ravcı kardeşimize yaptıkları doğrular (sana göre bana göre değil) devam ettiği sürece yanında olduğunu belirtmek isterim.
Yazımı tamamlarken, Alima Yeni Malatyaspor’ un geleceği hakkında bir şey konuşmak için yani yönetimin devam edip etmeyeceği, hocanın kalıp kalmayacağı ve futbolcular hakkında neler düşünüldüğü hep yapılacak kongreyle alakalı olduğunu söylemek isterim. Öncesinde mali, sonrasında normal kongrenin bir an önce yapılıp gidişatın acilen belirlenmesi gerekmektedir.