Okul yolları

Abone Ol

Okullar birkaç gün içinde açılıyor, tabi dert günleri de başlıyor gönül ister ki çocukların o tatlı koşuşturmacalarına velilerde ortak olsun ancak çarşı pazar şu aralar bayağı karışık.

Niye mi?

Çocukların daha okul listeleri verilmeden gerekli kırtasiye alışverişleri binlerce lira tutuyor ve veliler bu maddi yük altında ezildikçe eziliyor.

Bu yüzden de çocuklarla alışveriş güç bela ilerliyor veli borç harç kırtasiyesini alıyor.

Gelelim okul açıldıktan sonrasına zaten kırtasiye okul ile birlikte her gün ihtiyaç. Ancak bu çocuklar kantin denen bir ortama girecek ve burada harçlığına uygun bir alışveriş yapmak isteyecek. tabi her çocuk aynı ekonomik statüde değil ancak kantinci abisi, ablası farkında değil ya da farkında olmak istemiyor. Fahiş fiyatlar bindikçe biniyor zaten yasak olan her ürün denetimsizlikten kantinlerde yetmiyormuş gibi fiyat artışına dur diyen bir yönetim de yok herkes kendi müziğini dinliyor.

Öğrencinin abi 10 TL ye ne geliyor sorusun cevabı gülümseyen bir kantinci ve hiçbir şey diye yükselen ses.

Bu çocuklar ne yiyip ne içecek nasıl aynı ortamda eşit şekilde eğitim görecek. Özgüvenini nasıl kazanacak nasıl bu hayatta ben de varım diyebilecek. Bu çocuklar en çılgın, en mutlu zamanlarında eksiklik hissetmeyecek mi?

Veliler zaten şu zor dönemde bir varılma savaşında bunun yanında çocukların ihtiyaçlarına yetişip karşılayamamak insanların hangi özrüyle telafi edilebilir?

İnsanlığın, vicdanın bayağı derinlerde kaldığı şu günlerde sevgili abim ümit Terzioğlu’nun söylediği gibi’ her şey insana yakışıyor.’ Cümlesi geliyor aklıma ve gerçekten her şey insan için iyilik de kötülük de...

İnsanların zarar ettik dediği kâr oranının düşmesi yani ortada herhangi bir zarar yok. Mücbir sebep uzatılsın diye naralar atan esnaf (mesleğini hakkıyla yapana lafımız yok) iş iyiliğe gelince ortada yok bir şişe suyun 8 TL olduğu markette 5 TL olan ürünün kantinde 15 TL olduğu ve gelecekten ümit edip öğrenciler geleceğimizi diyen esnaf arkadaşlar çok inandırıcı gelmiyor artık. Mücbir sebepten dolayı vergisi falan alınmayan primlerden geri bırakılan esnaf şuan gözü dönmüş şekilde halka ters düz yapıp kafasına göre fiyat yükseltiyor.

Biz ne zaman bu hale geldik asrın felaketi bize düştü belki de köprüden önce son çıkış ama belli ki anlayamadık daha beter olduk.

Bizler bu dünyanın kötü sanatçılarıyız ortamı güzelleştiremedik bari geleceğe bakacak yüzümüz olsun birbirimizi yedik doymadık bari çocuklara huzur ortamı sağlayalım. Velilerin yüzü düşmesin çocuğuna istediğini alamıyor diye, çocukların yüzü düşmesin kantin önünde bisküvi alamıyor diye .El vicdan şeriat bile sana bu kadar kâr oranı vermezken sen kimsin de aldığın ürünü 2 -3 katına satıyorsun. Korkma dükkânın batmaz çökmezsin paylaştıkça çoğalır der büyükler ama nerde bu sözün uygulayıcı zihinleri...

Piyasa bu deyip müşteri kovan öğrenciye gülerek ona bir şey gelmez diyen kantinci veya esnaf bu insanlık değil bu içgüdüsüne düşmüş bir canlı türü ama dilim varmıyor.

Dünyanın daha temiz olması için önce zihnimizin temizlenmesi gerek.

Unutmayalım ki birinin hakkına girmek veya mecburiyetinden faydalanmak senin kârın değil, en büyük zarar, senin kârın birinin stresi oluyorsa insanlıktan bahsetmek en büyük gösteriş, hayvanların birbirine yardım edip paylaşım yaptığı dünyada insan başka role geçmiş durumda.

Ne diyelim Allah ıslah etsin, gözünüz doysun...