Milli Eğitim Bakanlığı yeni sınav sistemini ve öğretmen eğitim modelini kamuoyuna sundu. Gelen tepkiler her ne kadar kötü olsa da bakanlık bir altyapı sunmadan , oluşturmadan sınav sistemi dahil her şeyi değiştirdi.
Bu adımla basılmış hali hazırdaki kitaplar, dokümanlar tüm nesneler yok sayıldı ve yenileri basılıyor veya basıldı. Kamu da bunca tasarruf tedbiri alınmış iken hazır durumdaki bunca doküman çöp oldu. Tabi bu ekonomik boyut bir de bu durumun perde arkasında psikojik olarak çökmüş tam bir belirsizlik içinde sınava hazırlanmaya çalışan öğretmen adayları var.
Milli Eğitim bakanlığı yapmış olduğu bu değişiklikle tüm sınav sistemi ve öğretmen yetiştirme sürecini alt üst etmiş durumdadır.AGS adı verilen bu sınav sistemi kötü olan eğitim sisteminin daha da çıkmaza sokacaktır. Formasyon denilen sistemin öğretmenlik mesleğine vurduğu darbeler sonrası şimdi de AGS ön plana çıkmış durumda.
Eğitim sistemini deneme tahtasına çevirirken yapılan her yanlışın yıllarca etkisini kaybetmeden devam edeceği unutulmamalıdır.
Her gelen bakanın yeni bir müfredat ,yeni bir plan çalışması yapması hem öğrenciyi hem öğretmeni hem de velileri zora sokmaktadır. Her şeyi geçelim büyük bir ekonomik israfı öne çıkarmış durumdadır. Değişen kitaplar, dokümanlar çöpe atılıp yerine yenileri basılırken cebimizden çıkan maliyetin vergi olarak sırtımıza binmesi kaçınılmaz durumdadır.
Gelelim öğretmenlik mesleğine zararlarına ; öğretmen adayları her yıl farklı bir durumla karşılaşırken bu duruma adapte olamayan veya diplomasına küsen meslekten vazgeçen binlerce eğitim fakültesi mezunu psikolojik olarak çökmüş durumda.Üniveristeye hazırlanan gençler eğitim fakültesini tercih etmekten kaçınıyor. Ve mesleğin geleceği gidiyor.
Bu ülkede hastaneler açılıyor ve doktorlar atanıyor, camiler açılıyor imamlar atanıyor ancak okullar açılırken öğretmenler atanmıyor. Hal böyle olunca sıkıntı büyüyor.
Hâlihazırdaki sınavı şuan kadrolu öğretmenlere hatta uzman öğretmenlere uygularsak acaba kaç öğretmen kalır Milli Eğitim Bakanlığında merek etmiyor değiliz .
Ücretli öğretmenlik belası varken sektörde bu sorun bitecek gibi değil. Bir öğretmen arkadaşım beden eğitimi öğretmeni sosyal bilgiler dersine giriyor demişti böyle bir ortamda nasıl sağlıklı eğitim bekleyebiliriz.
Madem öğretmen fazla sırf üniversite okuyan artsın politikasından vazgeçip eğitim fakültelerini bir süre kapatsak sorun bu hale gelmemiş olacak. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi her ne kasar fazla olsa da sektör içindeki sorunlar bu bütçeyi tüketip yok ediyor üstelik ortada sağlam bir eğitim yokken bunu yapıyor.
Ne diyelim inşallah bir gün öğretmen de diğer meslekler gibi değer görecek konuma gelir.
Saygı ve sevgiyle...