Öğrenci seçimleri yanlış

Abone Ol

“Yetenek Sınavı” adı altında yapılan ve temelinde; topu duvara vur, basket at, kovaya sok, slalom yap, gibi anlamsız hareketlere dayanan testlerin acaba gerçek potansiyeli seçmeye ne katkısı var çok merak ediyorum. Üniversitelerin bu sınav parkurlarında nasıl öğrenci alacağını bilen BESYO hazırlayıcısı kurs antrenörleri, öğrencilerine 3 ay gibi kısa bir sürede tüm bu çalışmaları ezberletiyor.

***

Geçmişte iyi bir yüzücü, başarılı bir atlet, lisanslı bir futbolcu, üst düzey bir tenisçi olsa da bir sporcu eğer o gün kötüyse, çok başarısız bir sporcu gibi dışarıda kalıyor. Ama hayatında spor branşlarının her hangi birinin önünden bile geçmemiş sıradan bir vatandaş 3 ayda her şeyi öğrenip, öğrenci olarak alınabiliyor. Özgeçmiş ile öğrenci alan üniversitelerdeki sıkıntı ise son dönemlerde sahte özgeçmişlerin çoğalması ve bu okullarda verilen eğitimin niteliği oluyor.

***

Genel olarak; gerek öğrenci alma, gerekse verilen eğitimler nedeniyle yaşanan sıkıntılar artık ilkeli, vizyon sahibi, idealleri olan, hem yetenekli hem de başarılı BESYO mezunu yetişmesini engelliyor. Bu bölümlere sırf “BESYO okuyayım sığlında” gelen öğreniciler bir de kendi odalarında öğrencilerle oturup başka öğrencilerinin notuna ayar çeken öğretim elemanları bulunca, vasıflı eğitici yetiştirme yeri dönüyor Bodrum’ da ki çay ocaklarına.

***

Sporun ve onu yaşatan bireyin en doğru şekilde nasıl tercih edileceğine karar veren bilim insanlarının ‘Başarı, yetenekle mi ilgilidir, yoksa çok çalışarak mı kazanılır’ sorusunu daha çok gündemlerine almaları gerekir. Yetenek başarı da ne kadar önemliyse, doğru çalışmak da en az o kadar önemlidir. Bu konuya isimler üzerinden vereceğimiz örnekler konuyu daha iyi anlatacaktır. İlk olumsuz örnek Türkiye’den. Sergen Yalçın, usta sol ayağı, harika oyun zekâsı ve daha birçok özelliği ile çoğu kez hem Avrupa’nın hem de dünyanın gündemine oturmuştur. Ama gelin görün ki; maalesef futbolculuk kariyeri, Boğazın ötesine geçememiş¬tir. Sergen eğer günümüz BESYO yetenek sınavlarına girseydi belki kazanamayacaktı. Sınav sonucu itibariyle de biz ona ‘yeteneksiz’ diyecektik.

***

Çalışmak ve yetenek konusunda bir başka örnek ise, dünyanın kıyaslamaktan vazgeçemediği iki mega yıldız. Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi her ne kadar aynı tarz ve aynı mevki oyuncuları olmamalarına rağmen, hem kariyer rekorları, hem de elde ettikleri kulüp ve bireysel başarılarıyla her dönem kim daha büyük tartışmalarının odağında olmuştur. Antrenman ve çalışmak konusunda Ronaldo, yetenek bakımından da Messi gibisi her halde yeryüzüne gelmemiştir.

***

BESYO sınavlarının ana mantığı işte bu olmalıdır. Yetenekli olan, iyi bir geçmişe sahip sporcu, çok iyi çalıştırılarak kusursuza yakın bir öğrenci seçme sınavına tabi tutulmalıdır. Türkiye’nin her yerinde aynı şartlarda ve aynı parametrelerde sınavlar yapılmadır. Yani BESYO kazanan bir öğrenci oraya gelebilmek için hem Messi gibi yetenekli hem de Ronaldo gibi antrenman bilimini yalamış yutmuş olmalıdır.

***

Tabi ki onlardan dünyada birer tane var. Ancak genel mantık bunun üzerine kurulmalıdır. Aksi halde öğrenci alımlarında yaşanan kritersizlik, sadece 3-5 yıl sonra BESYO’ların günümüzdeki seviyesini de aşağı düşürecektir.