NUH’UN GEMİSİ

Abone Ol

Türkiye yirminci yüzyılda Nuh’un Gemisi gibi mazluma kucak açmaktadır. Ülkelerinde satın alınmış ya da korkuyla sindirilmiş liderleri tarafından ölüm ve kaosa terk edilen halklar, Türkiye’ye sığınmakta.

Nuh’un gemisinde olmak güzel ama Nuh’un Gemisi olmak bambaşka bir şeydir.Bu ramazan Bayramı’nda da Müslüman topraklarında kan akmaya devam etti.

Ramazanın tüm insanlığı kucaklayan gölgesi, taş kalpli zalimlerin yüreğini yumuşatamadı. Dünya yanlı olarak kutuplaşmaya başladı ve tarihi bağlarına sımsıkı sarılı olan Katar bugün terörü desteklemediği için ambargo altında.

Ne komik… Yıllarca PKK’ya destek veren Amerika ve gaz satın aldığı dostları Türk dostu Katar’ı dışlıyor. Dışlar tabi! Çünkü Katar onların zincirlerine bağlanmadı, Amerika ve Siyonizm’in köpekliğini yapmıyor.

Türkiye’nin barbar ve kana susamış sistemlerine tek alternatif olduğunu bildikleri için ve halı hazırda içini doldurup kukla olarak önümüze çıkardıkları Fethullah pisliğini halk sokaklarda ezdiğinden Türkiye’nin destekçilerini aradan çıkarmak istiyorlar.

Orta Doğu’yu kocaman bir kanlı satranç tahtasına çeviren Batı, insanlıktan yoksun bir şekilde oyunu Müslüman üzerinde oynamaktadır. Bilmedikleri ve her defasında hesaba katmadıkları tek şey ise Anadolu insanının yüreğindeki İMANIMIZDIR…

Bu kelimeyi ve dahi anlamını bilmeyen kanlı batının her planı Erdoğan’dan sonra duvara tosluyor ve her darbede daha kızgın bir şekilde üzerimize saldırıyor fakat nafile…

Her yüzyılın bir sığınağı vardır. Hani şu mazlumlara kanat geren, hak zikri ile hareket eden kim ne derse desin bu yüzyılın mazlumlarına kanat geren Erdoğan ile birlikte sığınak Türkiye’dir.

Bunu tarafsız gözlem kabiliyetine sahip her insan görebilir… İş; görmekte de değil, kabul edebilmekte.

Bugün olduğu gibi yarınlarda da düşman saldırıları olacak. Her defasında yüreğimizdeki imanla karşı koyacağız.

Çanakkale ve meydan muharebelerinden tek bir farkı var. Bu defa düşman daha sinsi, daha zalim…

Fakat içimizdeki iman daha fazla. Yani sorun yok!