Sonbahar mevsimi geldi. Kış iyiden iyiye “geliyorum” diyor.
Malum 11 ilimiz asrın felaketine maruz kaldı. Özelde ise 4 (Malatya, Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman) ilimiz yerle yeksan oldu.
Kış mevsimi yaklaşırken yapılması gereken hazırlıklar var.
Eylül ayı eğitim masraflarının tavan yaptığı bir ay…
Barınma ve ısınma problemi kendini gösterecek.
Deprem bölgesi bazı kesimlerde evlerin yapımı devam etmektedir. Bunların bir kısmı Kasım ayında teslim edileceği beyanı var.
Bazı kesimlerde ise bırakın temel atmayı… Daha evlerin yapılacağı yerin tespiti yapılamamış.
Oysa biliyoruz ki, devletimiz pandemi döneminde ve depremden sonra Defne de 45 günde hastahane inşa etti.
Öyle anlaşılıyor ki, bürokrasi ve bürokratik engellemeler zaten mağdur olan insanlarımızı daha da mağdur etmeye yelteniyor.
Neleri konuşalım?
Depremin yaraları nasıl sarılır?
Deprem sonrası yaşanan travmalar nasıl rehabilite edilebilir?
Kiralar bu kadar artıyor iken barınma sorunları nasıl çözülecek?
Günlük market fiyatları günaşırı değişim gösteriyor iken bunun önüne nasıl geçilecek?
Okulların açılıyor olması velileri kırtasiye masrafları ve servis fiyatları telaşı sarmış iken,
Kış mevsimi yaklaşırken barınma en büyük problem… Bu problem nasıl çözülecek?
Yüksek kira artışları karşısında bu mümkün olacak mı?
Köy evlerinden ses yok. Bu durum köylü kesimi endişelendiriyor.
Bunlar vb. konular konuşmamız gerekenler peki biz neleri konuşuyoruz?
CHP Genel Başkanı kim olacak?
Meral Akşener ne söyledi?
Ak Parti kimi aday gösterecek?
Küçük sağ ve sol eğilimli partiler ittifaklara mı dahil olacak veya bağımsız mı seçime katılacaklar?
CHP den vekil alan Babacan, Davutoğlu’nun söylemleri,
TV Programlarında 4 saat boyunca memur maaş zamları ne olacak?
Kim Kemalist, kim değil!...
Silsile uzar…
Entellektüellerimiz ve aydınlarımız TV programlarında;
Kim Kemalist kim Kemalist değil onu bilemem ama bir çerçeve çizebilirim.
Kim Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda ülkesini muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaya çalışıyorsa Kemalist…
Kim sadece Mustafa Kemal ATÜRK ismi üzerinde söylemden öteye bir faaliyet göstermeyip “Gardrop Kemalistliği” yapıyorsa Kemalist değildir.
Deprem bölgesi barınma problemlerini konuşsalar,
Okullar Eylül ayında açılacak özel okul fiyatları ve servis araçları cep yakıyor.
Hala yerleri belirlenmeyen Köy Evlerini konuşsalar,
Marketlerdeki günaşırı fiyat değişiklikleri konuşulsa,
Konuşmuyoruz!...
Depremin yaraları sarılarak etkisi azaltılır.
Öyle görünüyor ki, yaralar sarılmasın diye adeta yarış halindeyiz.
Sormadan edemiyorum. Doğanşehir’in iki büyük mahallesi Erkenek ve Kurucaova depremden en çok etkilenen mahalleleler. Bu iki mahallenin evlerinin yeri neden belli değil?
Yerleri belli ise temelleri neden atılmıyor?
Bu iki mahallenin yaklaşan kış mevsiminde şartların ne kadar zor olduğu bilinmiyor mu?
Her akşam TV programlarında bu konular ve çözüm önerileri yerine;
Kim Kemalist, Kim aday, kim ne dedi, kim nasıl hareket edecek, kim kime ne dedi? Vs.
Hasarlı binaların yıkımı sürerken etrafa gaz salımı oluyor bu bir nebze azaltılamaz mı?
Yıkılan binaların ayrışımı yerinde değil de toplama merkezinde yapılamaz mı?
Amaç zaten yara alan halkımızın yarasını birazcık ta olsa azaltmak daha şık olmaz mı?
Evet Asrın Felaketini yaşayan halkın sesine bir nebze olsun tercüman olmak gerekti gücümüz nispetinde bunu dile getreyim istedim.
Derdimiz üzüm yemek , bağcıyı dövmek aklımızın ucundan asla geçmez.