Nefretiniz sizi çirkinleştiriyor…

Abone Ol

17.01.2024 Çarşamba günü bir TV kanalında Prof. Dr. Emre Kongar Osmanlı Yeniçeri Ordusunun kapatılması sürecini anlatırken 2. Mahmud tarafından Yeniçerilerin yerine kurulan; “Asakir-i Mansure-i Muhammediye ‘ordusundan bahsederken;  Asakir-i Mansure-i bilmem ne!” diye bahsetti.

Hacca gidebilmek için yardım isteyen CHP'li bir vatandaşa eski CHP milletvekili Önder Sav, “Boşver Araplara para kaptırma. Bakarsın orada Muhammed bırakmaz seni, buraya göndermez.” Bu ülkede ‘’sözüm ona aydın kılıklı şahıslar’’ Anadolu insanının manevi ve inanç değerlerinin ayarlarını değiştirmeye çaba göstermeleri kendi inandıkları değerlerden uzak sadece kin ve nefretlerinin sonucu olduğuna inanmak istiyorum.

Anadolu insanı kendi yaşam felsefesine ve inanç değerlerine saygı duyulmasını beklediği gibi bir başkasının değer ve inançlarına da saygıyı önemser.

Filistin’e destek yürüyüşünde “Kelime-i Tevhid” yazılı olan pankartı taşıyan bir vatandaşa bir genç; ‘’bu ülkede şeriat istemiyoruz’’ deyip o vatandaşı darp etti. Tahammülsüzlüğün sınırı tavan yapmış durumda…

Bazı zihniyetler  coğrafyamızda özellikle Ortadoğu’da kargaşa ve kaosu hakim kılmak için her yolu mübah sayarlar. ‘”Mış gibi” yaparlar.  Ama asla öyle olmazlar. Surete bürünürler. Senden gibi olup seni vururlar. Bu İngiliz aklıdır.

Bazıları ise bu “mış gibi” yapanların yaptıklarına inanmak isteyerek direk kendilerini açığa çıkarırlar. Açıktan saldırırlar. Bu da yerli akıldır.

En yaygın yöntemler birinci grup için; senden çok senci olurlar senin değerlerini sürekli sana hatırlatırlar.

İkinci grup ise onlar içeride olanlardır. Direkten hiç kıvırmadan saldırırlar. Emre Kongar ve Önder Sav gibileri bu gruptalar.

İkinci gruba dahil edeceklerimizin bir kısmı Şerri Kanunlara ‘’Muhammed’in Kanunları’’ demeyi tercih ederler. İlahi kanunlara asla inanmazlar.

Birinci grup mensuplarında bir güç mücadelesini görüyoruz. İkinci grupta ise kin, nefret ve tahammülsüzlük görüyoruz. Birinci grup ile savaşırsın galip gelebilirsin! “Ki galipte geldik, geliyoruz.” Lakin ikinci grup ile mücadele çok zor hala yoruluyoruz.

Emre Kongar, Önder Sav, Uğur Dündar vs. gibileri ile mücadele etmek çok zor. “Demokratız” diyorlar. Kendileri dışında hiç kimseyi insan yerine koymazlar.

“İnsanlara saygılıyız” derler kendi fikrinde değilse “göbeğini kaşıyandır”

“Fikir ve düşünce özgürlüğü” derler. Kendi fikirleri dışında ki, her fikir “tutucu ve yobazdır.”

Değerlerimize ve inançlarımıza asla saygı duymazlar. Peygamber kelimesini kullanmamaya özen gösterirler. “Muhammed”  derler ama ekseriyeti Hz. Muhammed demez.

Hac ibateni yerine getirmeye çalışanlara; “paralarınızı Araplara veriyorsunuz” derler. Arapları ikinci sınıf insan kategorisinde görürler. Asla benimsemezler.

Papa insanların omuzlarında taşınırken adı medeniyet oluyor. İslam’ın şartlarını yerine getirirken; “gerici, yobaz, insan haklarına saygısız, fikir ve düşünce özgürlüğünü bilmeyen oluyorlar. İkinci grubun gözünde.”

Ülkemizde diyanet İşleri Başkanı Papa gibi omuzlarda taşınırsan sen seyret bizdeki ikinci grup mensupların.

Emre Kongar ve gibileri;  Hani demokrattınız! hani insan haklarına saygılıydınız! Hani fikir ve düşünce özgürlüğünden yana idiniz!

Müslümanız diyorsunuz Hz. Muhammed demekten imtina ediyorsunuz.

İbadetlere tahammülsüzsünüz. Evet, şu doğru: Her Müslümanım diyen ibadetleri tam yapmıyor; diyebilirsiniz.  Bu doğru lakin sizin gibi tahammülsüzleşip, çirkefleşmiyorlar. Sadece tembellik yapıp nefislerine yenik düşüyorlar.

Ben bir Müslüman olarak Hristiyanlığın hiçbir değerine saygısızlık etmem. Benim gibi düşünmeyen hiç birini ötekileştirmem. Alaycı edalar ile itibarsızlaştırmam. Benim gibi düşünende insan, benim gibi düşünmeyen de insan.

Sizin Demokratlığınız, insanlara ve fikir özgürlüklerine saygınız sizin nefsiniz dışına çıkmıyor.

Bu gök kubbe altında herkes insandır ve herkesin yaratıcısı birdir. Alman, İngiliz, İspanyol, Rus, Çin, Arap, Afrikalı, Türk, Kürt. Hangi fikre sahip olursa olsun yaratılandır, kıymetlidir ve saygıya değerdir.

En üzücü olan ise bu ülkede eleştiriye asla tahammül yok herkes için. Herkesin mutlaka bir doğrusu vardır. Doğruları aynı çatı altında harmanladığımız an insanız, demokratız, herkese ve her şeye saygılı bir toplum oluruz.

Bence sizde öyle yapın. Yapın ki, hayattan tat alasınız. Aksi halde, kin ve nefret içinde çekilmez bir çirkefin içinde ömürlerinizi Tamamlarsınız.  Sevin herkesi sevin insanları doğayı yaratanı.