Yaklaşık 44 yıldır Malatya sporunu takip eden biriyim. Bu süre içinde Malatya sporuna birçok kişi hizmet etti.
Ben daha öncekileri çocuk olduğum için hatırlamıyorum. 17-18 yaslarına geldiğim dönemlerde Malatya’da sporu iyi takip etmeye başladım. O dönem Malatya spor ve Malatya amatör maçlarını hiç kaçırmazdım. Cumartesi ve pazar günlerini iple çeker Mehmet dayının ciğerini ve Karagücü, Emniyet, Köy Hizmetleri, Tekelspor, Şekerspor, Sümerspor, Boztepespor, Karakavak, Adafıspor, Ataköy, Malatya İdmanyurdu, Malatyagücü, Demirspor, Maliyespor takımlarının maç saatlerini dört gözle beklerdim.
Maç öncesi hakem ve takım kadrolarını alır fotoğraflarını çeker gazeteye bazen araç bulamadığımda yayan olarak baskıya yetiştirir ve fotoğrafları banyoya girerek en güzel fotoğrafları kullanırdık.
Bazen Malatyaspor maçlarını takip etmek için deplasmana gider ve iki gün sonra ilimize dönerdik. Bazen de taraftarların araçlarıyla ilimize döner maçları gazeteye yetiştirmeye çalışırdık. Malatyaspor’un mağlup olduğu dönemlerde hem kamera hem fotoğraf çekimi ile bayağı zorlanıyordum.
O dönemlerde televizyon olmadığı için bazen PTT aracıyla maçların skorlarını bildirir, PTT önünde Malatyasporlu taraftarlara skorları verirdik ve büyük emekler sonunda Malatyaspor Namık olarak şampiyon oldu. Tabi ki o dönemlerde Malatya birlik ve beraberlik içerisinde bir bütün halinde şampiyonluğa ulaşmıştı. Rahmetli Nurettin Soykan’la yaptığım röportajda “İşte Malatya’nın gücü taraftar STK’lar, belediye başkanları, ilçe başkanları ve gazetecilerin bütünleşmesiyle Malatyaspor şampiyon oldu” demişti.
Köy Hizmetleri İl Müdürlüğündeki müdürüm Nurhan Taştepe Malatyaspor için ailesinden uzak ve tesislerde yatıp kalkarak bir aile içerisinde bir baba olarak görevini yapıyordu.
O kadar bir güven ortamı vardı ki futbolcu arkadaşlar paralarını yöneticilere teslim ederdi.
Bu konuyla ilgili yazılacak o kadar şeyler var ki fazla zamanınızı almak istemiyorum. İşte şu dönemde sevgili Saffet arkadaşım güzel bir yazı yazmış yazısında,
“Siyasetçilerin kulüplere yönetim atadığı, teknik adam ve futbolcu gönderdiği, yönetimlerin teknik adamlara müdahale ederek kadro kurup taktik verdiği, teknik adamların sportif direktör getirdiği, futbolcuların teknik adam getirdiği ve transfer yaparak kadro kurduğu, futbolcu menajerlerinin teknik adam ve yöneticilerle ortak olduğu, yöneticilerin kulüpleri kendilerine borçlandırdığı içinden çıkılmaz çok bilinmeyenli denklemin olduğu bir futbol ülkesiyiz”