NE OLMAK İSTİYORDUNUZ?

Abone Ol

İki yıl önce TRT, arşivini halka açtı ve trtarsiv.com’u kurdu.

Bu site üzerinden geçmişte yapılan programları, ünlü kişileri veya liderlerin konuşmalarını bulabilirsiniz.

Zaman buldukça geçmişe dair programları izliyorum.

Geçen gün 1989 yılında bir sokak röportajına rast geldim.

Soru şu:

“Ne olmak istiyordunuz, ne oldunuz?”

Sene 1989 yılı…

Pilot olmak istiyordum ama olamadım, diyor biri…

Okuyup doktor olmak istiyordum. Kaderin cilvesi balıkçı oldum, diyen başka biri…

Şehirlerarası otobüs şoförü olmak istiyordum fakat kısmette gıda işi ile uğraşmak varmış, diyen bambaşka biri…

Pilot olmak istiyordum ama emekli oldum, diyen bir yaşlı amca…

Öğretmen, doktor, büyük bir kuruluşta memur olmak isterdim fakat köfteci oldum, diyen 30’lu yaşlarda bir genç…

***

İstediği ile olduğu şeyin aynı olmadığı bi sürü insanın cevaplarını dinledim.

Tek beğendiğim cevap şuydu:

Daha önce de bu mesleği istiyordum, amacıma ulaştım, diyen bir polis memuruydu güzel cevap veren.

Aradan otuz yıl geçmiş…

Aynı soru ile çarşıya çıkılsa cevaplar farklı mı olurdu?

Bence olmazdı.

NE OLDUK NE OLMADIK

Hayatın gitgide daha zor hale geldiği bu dünyada bi şey “olmak” hiçbir zaman bu kadar zor olmamıştı.

Ne olduğunu ve ne olmadığını bilmeyen çok insan var.

Buna hayat şartları da diyebilirsiniz, ahir zaman da diyebilirsiniz.

Buna kapitalizm de diyebilirsiniz, eğitim sistemi de diyebilirsiniz.

Ne derseniz deyin ortadaki gerçekliği kapatamazsınız.

Ülkemizde ve Malatya’da maalesef ne işçi olduk ne de müdür olduk!

Ne bankacı olduk ne borsacı olduk!

Ne başkan olduk ne de memur olduk!

Gidin işçiye sorun, doktora sorun, öğretmene sorun…

Başkana sorun, müdüre sorun…

Müdür memur olmak ister, doktor yazar olmak ister, öğretmen şair olmak ister, bankacı belediyede “masa başı” olmak ister, muhasebeci çiftçi olmak ister, patron “çok” ister…

Kimse olduğu işi “olmak” istemiyor.

Olduğu işte yükselmek dahi istemiyor, düşünmüyor hayal etmiyor!

Ne yaptığımız işi “olduk” ne de hayal ettiğimizi “olduk”.

Hiçbir şey olamadık!

MALATYA’DA OLMAK

Herkes memur olmak istiyor.

İşsizi de işlisi de…

Garanti istiyor çünkü…

Yarınımızın garanti olmadığı bir dünyada “kadrolu” olmak çok istenir bu memlekette…

Hayat şartlarını düzeltmenin tek çaresi “devlet kapısı” görülüyor.

Geçen gün bir yetkiliden dinlemiştim.

Bu yıl Büyükşehir Belediyesi’ne yaklaşık 25 bin işsiz başvurmuş.

Hepsi de belediyede çalışmak istiyor.

Hepsinin de bir “referansı” var.

Hepsi de gerçekten ne olmak istediğini bilmiyor bence…

Tek istediği garanti bir iş…

Ne olursa olsun hangi departman veya hangi birim olursa olsun, fark etmez.

Yapabilir miyim acaba sorusu yerine “yaparım” cevabı hazırda bekliyor.

Çok şey yapabiliriz görüntüsü var ama…

İş pratiğe geldi mi yakınmalar başlar.

İşte bu yakınmaların toplamı elimize bir veri veriyor:

“Çoğunluk işini sevmiyor”…

İki kere ikinin dört ettiği gibi doğru bir tespittir bu.