“Ne çıkarsa bahtına”

Abone Ol

Yaz döneminde sarı kırmızılı taraftarın en çok merak ettiği konuların başında geliyor Yeni Malatyaspor’un gelecek sezon hedefinin ne olacağı. Kulüpten son 3-4 gün içinde yapılan açıklamalara bakıldığında aslında gelecek yıl ile alakalı bazı şeyler netleşmiş durumda.

***

Başkan Adil Gevrek’in İstanbul’da taraftarlarla birlikte olduğu iftar yemeğinde açıkladığı yabancı isimler, kulübün iç transferde 11 oyuncuyla yola devam etmek istemesi ve Orduzu’ daki tesisin son durumu her şeyin gün yüzü gibi ortaya çıkmasını sağladı.

***

İlk olarak; eğer bu takım doğrudan şampiyonluğa oynasa mevcut kadrodan kaç tane oyuncu tutarsınız diye sorsam, siz bile en fazla 5-6 dersiniz.

Peki, yönetim neden 11 oyuncuyla anlaşmak istiyor?

Yabancı transferleri belki çok iyi de çıkabilir ama Türkiye liglerinde tanıdığımız, oyununu gördüğümüz isimler mi?

Hayır.

Yücel Hoca’nın şu ana kadar çok işin içine girmemesi, hala olayı kampa kadar seyrediyor pozisyonda olması, Malatya’ya bile gelmemesi şampiyonluğa oynayan bir camiada normal şeyler mi?

Hayır.

Orduzu’daki antrenman sahasıyla ilgili hiç kimsenin kılını kıpırdatmadan, orada çim yerine yetişen karpuzların büyümesini izlemesi şampiyonluğa oynayacak bir kulübe yakışır bir planlama mı?

Hayır.

***

Tüm bunları üst üste koyduğunuzda demek ki bizim şampiyonluk hedefimiz yokmuş! Hiçbir takım sezona küme düşmek gibi bir hedefle başlamayacağı için geriye tek seçenek kalıyor. Yapılanma, tesisleşme ve alt yapının olmadığı, PTT Ligi’nde orta sıralarda olan, olursa da ilk 6’yı kovalayan bir takım olmak.

PTT Ligi’nin acemisi olduğumuz için bu hedefe kesinlikle karşı değilim. Hatta doğru olduğunu düşünüyorum. Önce bu ligde kalıcı olup, birkaç yıl sonra şampiyonluğa oynamak günümüz futbolunda en mantıklı olanı. Buna Eyvallah.

***

Ama tesisleşme ve yapılanma konusunda eksik atılan, hatta hiç atılmayan adımlar huzurumu kaçırıyor. Aklıma kötü kötü şeyler geliyor. PTT Ligi’nin gelirleri bize 1 tane bile kalıcı tesis kazandırmadan sadece transfere harcanacak diye üzülüyorum.

***

Burada ince bir çizgi daha var. Dış transferde alınan Türk oyuncular iyi de çıksa kötü de çıksa en azından bunları alanların bahaneleri olur, fakat yabancı oyuncu transferi öyle değil. Mesela şu adı geçen Arjantinliler ve Nijeryalılar… Bu oyuncuları kulübümüzden hiç kimsenin izlemediğinden adım gibi eminim. Tamamen menajer yönlendirmeleriyle alınacak oyuncular. Mba transferini şimdilik ayrı tutuyorum. Geçmişi bilinen, iyi bir orta saha ama son durumu hakkında hiç birimizin bilgisi yok!

***

Flash TV’de “Ne Çıkarsa Bahtına” diye bir evlendirme programı var. Yeni Malatyaspor’un yabancı oyuncular konusundaki durumu tamamen o. Yıllarca önemli kulüplerin sportif direktörlüğünü, kulüp müdürlüğünü yapmış benden yaşça büyük bir dostum ile bu konuları konuşurken, ‘Artık oyuncuların saha içi değil 1 yıl boyunca saha dışı yaşantısını, zevklerini, hobilerini, zaafını, parayla, arkadaşlarıyla, karşı cinsle olan ilişkilerini bile inceliyoruz’ dedi.

***

Şimdi bu bizim yabancılar ne kadar izlendi çok merak ediyorum. Halı sahada benle top oynayanlar iyi bilir. Benim de menajerim olsa bu yaşta en kötü birkaç BAL takımına işimi yaparlar. Onun için yabancı transferi konusunda, kulübümüzün çok dikkatli olması lazım. Yapılacak anlaşmalarda altına imza atılan sözleşmeler kulüplerin hayatını bitirebiliyor. Türk oyuncusunu bir şekilde alacağından vazgeçiriyorsunuz da yabancılar anında FİFA’ lık oluyor. Malatyaspor’un nasıl amatöre kadar düştüğünü hele bir hatırlayın, haksız mıyım?