Bu soruyu herkes herkese sorar…
Nasıl eğitim?
Eğitim nasıl olmalı?
Hangi eğitim sistemi başarı getirir?
İdeal eğitim hangi durumlarda mümkün?
Bazen de bu tip soruları kendimize sorarız.
Nasıl bir eğitim sorusundan evvel eğitimin kısaca ne olduğunu bilmek gerek, bir süreç olduğu muhakkak ama bir de kısa bir tanım gerekli…
Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla istenilen yönde ve kasıtlı olarak davranış değişikliği meydana getirme sürecidir.
Tanımdan da anlaşılacağı üzere; eğitim bir süreçtir bu süreç doğumla hatta ana rahmine düşmekle başlayan bir süreçtir.
Bu süreç hiçbir zaman dilimi ve mekan ile sınırlandırılamaz.
Değişim ve dönüşümün devam ettiği bir süreçte eğitiminde dinamik olması vazgeçilmezdir. Lakin çok sık sistem değişiklikleri eğitim sürecini olumsuzluklara sürükler.
Eğitim;
Sistemi toplumların geleceğini belirler ve güven inşa etmeli.
Vazgeçilmez olmalı.
Değişim ve dönüşüme açık olmakla beraber bazı dinamikler direnç göstermeli.
Herkesin ve her kesimin hakkı olmalı.
Planlı ve öğrenci merkezli olmanın yanında toplumsal değerler le desteklenmeli.
Fırsat eşitliğine alan açmalı.
Evrensel bilim kuralları yanın da kültürümüze has bir sistem ile var olmalı.
Genel bütçeden en büyük paya sahip olmalı.
Kesinlikle parasız ve erişilebilir olmalı.
Güçlü ve gelecek tasavvuru güçlü olmalı.
Öğrenciyi ölçmek yerine öğrencinin yetenek ve ilgi alanlarına odaklanmalı.
Plansız, öğrenci be bilgiyi merkeze almayan, fırsat eşitliğinden uzak, evrensel bilim kurallarından bihaber, genel bütçeden ayrılan pay kısıtlı olan, paralı olan eğitimler bir milleti, ulusu ve hatta insanlığı ileriye taşıyamaz.
Eğitim üç tane sacayağı üzerinde inşa edilir:
Amaç, öğrenme etkinlikleri ve değerlendirme.
İdeal bir eğitim sisteminde hiç kaybedenler olmamalı.
Her kesimin kazandığı bir çerçeveye oturtulmalı.
Değerlendirme ve sonuç odaklı ve hatta not baremli bir kriter sistemi ileriye taşımaz. Sadece bir fikir edinmemize yardımcı olur.
Eğitim süregelen ve etkileri uzun vadede kendini gösterebilen bir süreçtir.
Tahlil edilebilecek en ideal eğitim modeli “Yaparak ve yaşayarak” icra edilen model olmalı.
İdeal eğitim modelleri ile kendine yetebilen ve ülkesine değer katabilen nesiller var etmeliyiz.
Eğitim verilen bireyler; ilgi, yetenek ve kabiliyetlerine göre yönlendirilmeli ve buna yönelik olarak gelecek planları hazırlanmalı.
Eğitim, dört duvar arasına sıkıştırılarak icra edilmemeli…
Ebeveynler ve eğitim aktarıcıları çocukları teknoloji bataklığına meyletmemeliler.
Cep telefonu, bilgisayar TV. vs. gibi hayatımızın akışını rahatlatıyor sandıklarımız aletler düşünce ufkunu daraltıyor.
Öğretmen yetiştiren Eğitim Fakülteleri değişen ve dönüşen dünyaya göre uygulamalarını güncellemek zorundalar.
Eğitim sistemlerinin sürekli değişim ile yapboz tahtası haline getirilmesi olması gereken eğitim düzeyine engeldir.
Her meslek kendi içinde özel yetenekler barındırdığından eğitimleri fe buna göre olmalı.
Eğitimin tüm paydaşları ekonomik sıkıntı ve geçim derdi ile dertlendirilmemeli.
Eğitim ordusu yetersiz olan uluslar ilerleme gösteremezler.
Her meslek grubunun aktörleri eğitim ordusu olmasına mukabil gelir düzeyi en sorunlu olan meslek grubudur.
Eğitim sisteminin sürekli değişim içinde olması tüm paydaşlarının hafızını siler. Neyi, nasıl ve ne zaman tasarlayacağı konusunda kararsız kalır. Ne de olsa gelecek sene değişecek mukabilinde…
İdeal bir eğitim için bütün yetkililer ve paydaşlar elini taşın altına koyacak ve kendi kendine yetebilen ülkesini ileriye taşıyabilen bireyler yetiştirmek olmalı.
Planlı, düzenli, sürekli, parasız, yasal güvence altına alınan, fırsat eşitliğinden ödün vermeyen, şekilcilikten uzak, zamanın ruhuna uygun olarak değişim gösterebilen bir eğitim sistemidir arzularımız.
Bu konu basit bir konu değil daha kapsamlı makaleler ile buluşmak umuduyla başarılı ve kaliteli bir eğitim temennisiyle.