Depremden, sonra çocukların yüzünün güldüğünü görmek o kadar zor ki..
Bunu sizlerde fark etmişsinizdir, ben sadece benim çocukların yüzü gülmüyor diye düşünüyor ve üzülüyordum.
Geçen hafta Ankara’daydım öğretmenevinde kalan depremzede çocuklar vardı yaklaşık 20 çocuğu gördüm. 110 aile vardı, değişik yerlerden gelmiş. Lobide oynuyorlar, merdivende oturuyorlardı. Hepsinin yüzünde değişik endişeler vardı. O kadar rahat okunuyor ki bu endişe... Gülmüyorlar... Ellerinde değişik oyuncaklar var.
Belki de depremden önce bu kadar çok oyuncakları olmamıştı. Ama mutlu değiller.
Benim çocuklarımda aynı mutlu değiller. Sürekli endişeli bakıyorlar. Depremi yaşamış tüm çocukların gerçekten ciddi terapi alması gerekiyor.
Çocuklara en çok sorulan sorulardan biridir, büyüyünce ne olacaksın, diye. Cevaplar doktor, avukat, polis, tamirci, öğretmen. Kimsenin aklına mutlu olacağım gelmiyor.
Ama biz mutlu olmak istiyoruz. Huzurlu olmak istiyoruz. Çocuklar kimin aynasıydı. Anne, babasının değil mi?
Biz mutsuz muyuz çocuklarımız bizim endişelerimizi, bizim mutsuzluğumuzu yaşıyor. O halde önce kendimizi mutlu edeceğiz. Çocuğumuzla empati kurmayı öğreneceğiz.
Allah korusun savaşı yaşayan çocuklar var bu dünyada maalesef. Çocuğumuzun mükemmel olmasını beklemeyin, bunun için çaba göstermesi yeterli olacaktır. Pozitif olun.
Her sabah uyandığınızda nefes almanız, sağlıklı olmanız şükür sebebiniz olsun. Çocuklarınıza oyun oynaması için daha fazla zaman verin. Ama bunlar sanal oyunlar değil. Daha çocukça oyunlar olsun. Saklambaç, körebe, beş taş gibi. Ya da isim şehir gibi kağıt oyunları olsun
Hatta beraber oynayın bu oyunları. Şakalaşın, bakın nasıl gülümsüyorlar. Olumlu olun.
Biliyorum çok zor şuan çoğumuz endişeliyiz, geleceğimizi yeniden inşa etmeye çalışıyoruz. Ama onlar için dik durmalıyız, Ayaklarımız daha emin yerlere basmalı. SEVGİNİZİ DOĞRU GÖSTERİN.
Onlara abur cubur almak ya da her istediğini yapmak, onları çok sevdiğiniz anlamına gelmez.
Onları sevdiğinizi yanağını, başını okşayarak da gösterebilirsiniz. Şu an çocuklarımız ani seslerden ve karanlıktan korkuyor. Zamanla sizi kaybetmekten korkacak. Kalabalık içine girmekten korkacak. Bunları hep beraber aşabilir siniz.
Şu an biz anne babalarda deprem olursa çocuklarımıza ulaşamamaktan
korkuyoruz. Birçoğumuz çocuğumuzu yanımızdan ayırmıyoruz. Beraber yatıyoruz. Onlarda kendilerini daha güvende hissediyor.
Aslında onlar yanımızda olduğu için biz kendimizi güvende hissediyoruz.
Her zaman söylediğim gibi sevmekten, sevginizi belli etmekten korkmayın. Özellikle siz babalar çocuklarınızı çok sevin, onları mutlu etmek sizin elinizde.
SEVGİYLE
...