MUCİZE

Abone Ol

Bir mucizeden bahsetmek istiyorum.

Gerçekten de, yazımı okuduktan sonra çoğunuz aynı şeyi fark edeceksiniz. Neyi mi?

Bizler doğumla birlikte, bizi çok seven iki yüreğe kavuşuruz. Biri ana, biri de baba. Ve yıllarca, sadece en çok onlar bizi sever. Kardeş sevgisi sonradan gelir. Ama tam bu sırada bir mucize olur, evleniriz.

Evlilik bence başlı başına bir mucize. Hayatın koşturmacasında fark edemesek de, onda anlatılmaz gizemler saklı. Mesela, daha önce hiç tanımadığımız biri hayatımıza girer ve her akşam onun yolunu gözler, onunla sevinir, onunla üzülürüz. Aynı yastığın, tek bedende atan iki kalbi oluruz. Çocuklarımız olur, iki yüreğin küçük yürekcikleri gibi…

Ne garip değil mi? Önceleri anne, baba ve kardeş var iken, birden bir yabancı ailemiz olur ve her akşam anne-baba özleminin yanında, yanan bir meşale gibi yüreğimizde yanar. Ta ki, sağ salim gelene kadar rahat edemeyiz.

Kan bağlarında olan bağlılıkları anlayabiliriz ama bu, yabancıları dahi aynı bedenin parçası yapacak kadar yaklaştıran evlilik bağı bence çok özel bir mucize.

Bir de bu mucizeye inanmayanlar var. Tarihimiz, peygamberlerine inanmayan ve zulüm eden kavimlerle dolu. Aynı onun gibi bir benzetme yaparsak, her yuva yapmaya gelen kadınlarımıza işkenceyi yaşatanlar, insanlığın zalimleridirler ve insanlığı inkar edip kafir bir hal almaktalar.

Dinimiz İslam’ın Peygamberi Hz. Muhammed (sas), yanında uyuyan kediyi, namaz saati geldiği halde rahatsız etmeyip namaza gecikmiştir. Bence nedeni, kediyi dahi yaratana saygısı, sevgisi. Ne güzel bir rahmet, ne güzel bir şefkat.

Allah (cc) Resulünü her okuduğumda merhametin, insan sevgisinin en güzel örneklerini görürken, onun ümmeti iddiasındaki bir insanın, eşine, çocuklarına zulmetmesini anlayamıyorum. Hele de kendini İslami bir zeminde sanıp, darbe yapıp, ezanları susturmaya çalışanları, hayatın ahmakları diye nitelendiriyorum.

Bizler İslam’ı tam anlamıyla anlamaz isek, İslam’a en büyük zararı biz veririz. Halbuki araştırsak, ne kadar güzel olduğunu idrak edebilsek, her şey çok başkalaşabilirdi.

Ben Allah’ın (cc) her yarattığında bir mucizeye şahit oluyorum. Sadece hata bizde.

Kim bilebilir, belki de bizler, etrafımıza yaydığımız şefkat kadar varızdır. Bir noksanlığı nasıl kendimize yakıştırmıyorsak, noksan taraflarımızı ya da gaddar yanlarımızı görmeli, tamire gayret etmeliyiz.

Her akşam evlerimizde bin bir gayet ile bizi bekleyen eş, çocuk ya da anne babamıza güler yüzü, şefkat kucağımızı esirgeyecek kadar cimri olmasak, her yuvada yanan sevgi ocakları belki dünyanın üşüyen yetimlerini ısıtabilirdi.