Gündem

'Mevlit yemeğini kaldırdık' dediler; bakın neyle karşılaştılar

Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak mevlit yemeklerinin kaldırıldığını açıklayan muhtarlar, STK ve siyasi parti temsilcileri hiç beklemedikleri bir durumla karşılaştılar. Mevlit yemeği veremeyecek durumda olanlar üzerinde mahalle baskısı olduğuna dikkat çeken Üçbağlar Mahallesi Muhtarı Abdulvahap Ortaç, yemek üreten firmaların bile kendilerini hedef tahtasına koyduğunu söyledi. 

Abone Ol

Geçtiğimiz günlerde Battalgazi ilçesindeki muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve kanaat önderleri bir araya gelmiş, ilçede cenaze merasimlerinde uzun süredir sürdürülen ve halk üzerinde maddi ve manevi bir yük oluşturduğu gerekçesiyle “Mevlit yemeği” uygulamasını kaldırdıklarını açıklamışlardı. O günden bugüne kadar geçen sürede bu kararın uygulanıp uygulanmadığı merak konusu oldu. Battalgazi Muhtarlar Dernek Başkanı ve aynı zamanda Üçbağlar Mahallesi Muhtarı Abdulvahap Ortaç, bu kararın uygulamakta yaşadıkları zorlukları busabahmalatya.com’a açıkladı.

Ortaç, mevlit yemeği konusunda vatandaşlar üzerinde mahalle baskısı olduğunu dile getirerek, mevlit yemeği verilmediği için sanki bir eksiklik olacağının düşünüldüğünü söyledi.

“BUNUN ÜZERİNDE OLUMLU BİR KARAR VERDİK”

Mevlit yemeğinin kaldırılması kararının uzun süre konuşulduğunu ifade eden Ortaç,

“İnsanlar kredi çekip, faizle para alıp ya da tasarruflarını ya da arabalarını satıp o yemek parasını ödüyorlar. Gerçekten zor. Acı bir taraftan ekonomik sıkıntı diğer taraftan. Mevlit yemeği konusu uzun süredir konuşuluyordu. Ama kimse cesaret edip de ‘bunu böyle yapalım’ demiyordu. Hatta kamu görevlileri yani hocalarımız, müftülerimiz bunu sadece sohbette söylüyor resmî açıklama yapamıyorlar. Dolayısıyla bir siyasi parti ilçe başkanı bizi arayarak bu konuda muhtarlarla iş birliği yapmak istediğini söyledi biz de diğer siyasi partilerin il, ilçe temsilcileri, STK temsilcileri be muhtarlarımızla bir araya geldik. Bunun üzerinde olumlu bir karar verdik”

diye konuştu.

“HAKİKATEN ÇOK ZOR”

Böyle bir sistemin dünyanın hiçbir yerinde bulunmadığını söyleyen Ortaç,

“Taze evine yemek götürmek isteyen komşuları engellemiyoruz. Zaten taziye evinde yemek pişmez. Örf, adet ve geleneklerimizde komşular 3 gün taziye evine yemek verir. Paylaşmak güzel bir şey. Fakat taziyeye gelen sayısı toplam 300 kişi, defne katılanların sayısı 150 kişi, taziye yemeği 2 bin kişi oluyor. İnsanlar mahcup oluyor. Hakikaten çok zor. Zengin insanın taziyesi olur her gün yemek verir, biz kimseye yemek vermeyin demiyoruz ama geçim sıkıntısı olanları mevlit yemekleri zor duruma sokuyor. Daha defin yapılmadan evinde yemek kazanları kaynıyor. Böyle bir sistem dünyanın hiçbirinde yok”

ifadelerine yer verdi.

“O İNSANIN EVİNE İNCİR DİKİYORUZ”

Mahalle baskısının nasıl olduğunu anlatan Ortaç şunları kaydetti:

“Mahalle baskısı şöyle: ‘Bende bir eksiklik mi görürler? Babasına, annesine bir yemek derler mi? durumu var yemek vermiyor cimri, pinti’ şeklinde oluyor. Onun kalkması gerekiyor. Biz bu kararı aldıktan sonra bazı taziye evlerinde yemek verilmeye devam ediyor, bazıları da yemek vermiyorlar. Bu karar sadece bizlerin istemesiyle olmuyor. Herkesin bu karara uyması lazım. Hayır yapılacak iş çok fazla. Bizim mahalle baskısını kırmamız gerekiyor. Yemek üreten firmalar bile bizi hedef tahtasına koydular. Bir yerden başlamak lazım. Biz de başladık, bunu sonuçlandıracağız. Biz bu şehri, bu şehrin inanlarını seviyoruz. Bir öğün yemekle ne kimse aç kalır ne de ölür. Ama o insanın evine incir dikiyoruz. Bu olmasın. İnsanın annesi, babası, kardeşi vefat etmiş, acılı, evini zor geçindiriyor, kirasını zor ödüyor bir de bin kişiye yemek mi versin? Günah.”