Mesleklere bakış açımız ve ahlaki değer anlayışımız

Abone Ol

Toplum olarak doğru bildiğimiz o kadar çok yanlışımız var ki, tüm yaşantımızı o doğru bildiğimiz yanlışlara göre dizayn etme hastalığına sahibiz.

Akrabalarımızı, eş dost, arkadaş, aile ferlerimizi yerden yere vururuz, ölünce toz kondurmayız.

Öğretmen, mülki idare amirleri, doktor, gazeteci, hukukçu, mühendis, emniyet ve askeri personel, anne-baba, aile fertleri kısacası tüm meslek gruplarımızı görevleri başında iken yerden yere vururuz asla beğenmeyiz. Bir ölüm halinde hepimiz köşeye çekilir ağlayarak yas tutarız.

9 Haziran 2017 günü Batman’ın Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık’ın aracına PKK’lı teröristlerce yapılan saldırı sonucu ağır yaralanan 22 yaşındaki öğretmen Şenay Aybüke Yalçın kaldırıldığı hastanede şehit oldu.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz DHKP-C terör örgütü üyelerince 31 Mart 2015 günü makamında rehin alınarak şehit edildi.

Muhammed Fatih Safitürk Derik Kaymakamı iken PKK’lı teröristlerce 10 Kasım 2016 günü yapılan saldırı sonucu, 11 Kasım 2016 günü şehit oldu.

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde 22 Temmuz 2015 günü evlerinde şehit edilen polis memurları Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar’ın kimler tarafından şehit edildikleri henüz çözülemeyen olay.

Bu ve bunlar gibi ölümleri yazmakla sayfalar yetmez.

Lakin bu katliamlardan önce risk teşkil eden meslek gruplarını mensuplarına gereken değer ve önemi sonra veriyoruz. “Sabah güneşini almadıktan sonra akşam güneşinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.”

Bu gibi vakalar yaşandıktan sonra birlerinin reklam malzemesi olmamalılar. Sosyal medya paylaşımlarına malzeme olmaları insani bir davranış değildir.

Pazar günü şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın şehit edilişinin yıl dönümü idi. Herkes sosyal medya da paylaşım yaptı. Hatırlamak, anmak güzel bir duygu ama bunu kendine reklam aracı yapanların da olduğu gerçeği su götürmez.

Her nedense bürokrasi ve siyasette emekli olanlar bu paylaşımları hiç yapmıyorlar. Aktif durumda olanların paylaşım yapması reklam gerçeğine işarettir.

Öğretmenlik kutsal bir meslek olup icracıları da kıymetli ve değerli olmalılar. Mesleklerini icra ederlerken değerli kılınmalı.

Popularitesi yüksek olanlar siyasetçiler aktif siyaset yaptıklarında bazı kesimlerce yerden yere vurulurlar, bazıları tarafında ise yere göğe sığdıramazlar. Aktif siyaset sona erince tam tersi bir durum yaşanır. Ölümü anında ise öve öve bitiremezler. Neler değişiyor ben anlayamıyorum.

21.yüzyılı yaşıyor iken hala küçük hesaplar ile büyük işler yapma haslığı toplumumuzda hakim.

Mesleki değer anlayışımız bize yaradığı yere kadardır.  Ahlaki değer anlayışımız ise bize dokunmayana kadardır, dokunduğu anda her şey yerle yeksan olur.

Öğretmen az çalışandır, yatıp ücret alandır. Öldükten sonra eli öpülesi oluyor. Halbuki, öğretmen olmasa kendi ismini yazamayacaklardı. Öğretmen eliyle dünyaya meydan okuyanlar öğretmenleri eleştirmekten asla geri durmuyorlar.

Evde bir çocuğa bakamayan ebeveynler 50 çocuğu aynı anda eğiten öğretmeni beğenmez. Hatta ellerine silahı alıp okul basarlar.

Azıcık başı ağrısa soluğu doktorların yanında alırız tedavimiz yapılınca mangalda kül bırakmadan yerden yere vururuz, hatta darp ederiz.

Hiç kimse kendini sorgulamıyor.

Empati kurmuyor.

Vicdani ve insani davranmak yerine saldırgan ve çekilmez davranıyor bazı toplum bireyleri.

Komşumuza, arkadaşımıza, aile fertlerimize söz geçiremeyiz ama soluğu hiç beğenmediğimiz güvenlik güçleri ve adalet mensuplarında alırız. Sonuç lehimize olmazsa seyret temaşayı.

Her sınır bizim çıkarlarımıza kadar doğru gerisi hep yanlış.

Her adalet mensubu bizi haklı çıkardığı kadar adil.

Mühendisler kaçak yapıya izin verdiği sürece tekniktir.

Siyasetçi bizi ihya ettiği kadar kıymetli ve değerli.

Öğretmen sadece şehit edildiği zaman değerli.

Mülki idare amirleri her talebimize olumlu cevap verdikleri kadardır.

Sağlık mensubu hastalığımıza tedavi yapamıyorsa bir canidir.

Millet ise bürokrasi ve siyasete destek verildiği yere kadar muteberdir. Gerisi yalakadır, onların gözünde. Halk sandık gününe kadar baş tacıdır, ertesi; “beni çok rahatsız ediyorlar modunda.”

Yazmadıklarım da vardır. Genel olarak mesleklere bakış açımız bunlar ve ahlaki değer anlayışımızda bu çerçevenin dışında değil.

Her gazeteci satılık ve yandaştır, bize göre konuşan ise kral…

Ez cümle: Mesleki olsun, kültürel olsun, ahlaki olsun lehimize olmayan hiçbir sonucu kabul etmeme gibi bir hastalığa sahibiz toplum olarak. Bütün değerli kıldıklarımız ve değer verdiklerimiz bizim nefsimizin zedelendiği yere kadardır.

Eğitimle, sağlıkla ve güvende kalın…