Merhabalar sevgili Malatyalılar (2)

Bu yazımızın konusu olan az ve orta hasarlı yapılar açısından DASK’a

Abone Ol

Bu yazımızın konusu olan az ve orta hasarlı yapılar açısından DASK’a hasar bildirimini yaptığınız varsayımıyla, DASK tarafından herhangi bir ödeme yapılmış olması halinde ödemenin yetersiz olduğu kanaatindeyseniz yapmanız lazım gelen birincil şey zararınızın yani hasarınızın tam olarak tespit edilmesi olacaktır. Zira DASK’ın tazmin etmekle mesul olduğu zararınız tam olarak sigorta poliçe limiti dahilinde olmak şartıyla oluşan zarar ile bire bir alakalıdır.  Söz konusu hasarı tanımlarken de dikkat edilmesi gereken husus sadece bağımsız bölümünüzün içinde yer alan zararlar değil binanın ortak kullanım alanlarında ve dış cephede oluşan yapıyla ilgili tüm zararın dikkate alınması olacaktır. Zira tüm binada oluşan zararlar nedeniyle kat maliki olarak sorumluluğumuz bulunmakta ve birçoğumuzun da artık karşılaşmış olduğu üzere her geçen gün apartman/site yöneticileri tarafından haklı olarak yeni masraflar ortaya konmaktadır. Dolayısıyla DASK kapsamında gerçekleşen ödemelerde söz konusu zararların tamamının karşılanıp karşılanmadığı hususunu ince eleyip sık dokuyarak hesap etmeli ve bu çerçevede süreci devam ettireceğinize veya sonlandıracağınıza karar vermelisiniz. Zararımızın yeterince tazmin edilmediği kanaatinde isek yapmamız lazım gelen şey derhal bir tespit davası açmak olmalıdır. Bu denli aciliyet barındıran bir ifade kullanmamın elbette ki bir sebebi var. Şöyle ki; hemşehrilerimizin son günlerde artan bir yoğunlukla az hasarlı olarak tespit edilen konutlarını bayram öncesi onarmak suretiyle evlerine yerleşmek üzere olduklarını görüyoruz. Hiç kuşkusuz bu durum okulların fiilen tatil olması ile de artacak gibi görünüyor. Evet, herkes çok yorgun ve bıkkın vaziyette. Ayrıca DASK nedeniyle almış olduğu bir kısım ödemeyi yeterli bulmasa bile kanaatkâr yapısıyla tadilatını yapıp biran önce evine geçmek derdinde. Birçoğu zararının tam olarak karşılanması için takip edeceği yasal sürecin çok zaman alacağı veya ciddi yargısal masraflar barındıracağı endişesiyle adeta zararının tam olarak tazmin edilmesine yönelik taleplerinden vazgeçmiş durumda. Bununla birlikte günbegün artan malzeme ve usta maliyetlerini düşündüğünde süreci yürütmek mantıklı gelmiyor kendilerine. Veya zararı gözler önüne seren eldeki resim/video kayıtlarının tüm bu zararlarını ispat etme açısından yeteri derecede olacağı düşüncesiyle daha sonra bu zararlarını tazmin edebileceklerine inanıyor ya da bu şekilde bilgilendirilmiş durumdalar.  Ve tabi bir diğer düşünce de DASK eksperlerinin gelip baktıktan sonra geriye kalan zararları tam olarak tazmin edeceği düşüncesi.  Ben bir hukukçu olarak bu rahatlıkla olunmasını doğru bulmuyorum ve tedbir alınması açısından naçizane ikazda bulunmak istiyorum. Zira bu denli rahatlık ispat sorunuyla karşı karşıya kalmanızı kaçınılmaz kılabileceği gibi sizi muhatabınız olan başta DASK gibi kurumların insafına bırakmak olacaktır. Zira evinizde ya da binanın ortak alanlarında/dış cephede gerçekleştirilecek tadilat zararınızı daha sonraki aşamalarda ortaya koymanıza mani olabilir veya sizi ciddi anlamda zararınızı tam olarak ortaya koymak açısından ispat sorunuyla karşı karşıya bırakabilir. Unutmayalım ki yukarıda da ifade ettiğim üzere alacağınız tazminat ortaya koyduğunuz zararın ispat edilmesi ile orantılıdır. Her ne kadar video kayıtları, karar defterinde yer alan harcamalar ve faturalar kıymetli ise de bu durumlar açısından hukuk sisteminin öngördüğü tespit davasının yerini almayacak ve onun kadar kıymet bulmayacaktır. “Başta DASK” şeklindeki ifademden anlaşılacağı üzere tek sorumluluğun DASK’da olmadığına ilişkin hukuki değerlendirmemdir. Zira şartlara göre banka ve ilgili sigorta şirketlerin de sorumlu olabileceği kanaatindeyim. Diğer sorumlular açısından şimdilik ayrıntılara girip konudan uzaklaşmak istemiyorum ancak son derece önemli olması ve pek bilinmemesi nedeniyle bir başka yazımızın konusu olacağına dair de söz veriyorum.