Mayanız Bozuksa

Devrilmiş bir liderin, yıkılmış bir otoritenin üstünde tepinmek yiğitlik değildir.

Abone Ol

Devrilmiş bir liderin, yıkılmış bir otoritenin üstünde tepinmek yiğitlik değildir.

Yiğitlik, faal olan kuklacı ya da kukla otoritelerin tamamının karşısında konuşabilmek, reaksiyon gösterebilmektir.

İnsan yeter ki doğruyu konuşmak istesin, haklının yanında durmak istesin, yanlışa karşı koymak istesin…

İstesin de, öznede insan, yükleminde istemek var.

İnsan hamurunda ne varsa onu ister.

Mayası bozuk bir hamurdan sağlıklı bir ürün elde edilebilir mi? Edilemez!

Ancak, mayası bozuk bir hamurdan iştah kabartan görünümde onlarca ürün elde edilebilir. O ürünü ağzınıza aldığınızda çiğneyemezsiniz. Artık önünüzde iki seçenek vardır. Ya tükürürsünüz ya da çiğnemeden yutarsınız.

İşte bu hamuru tükürenler ferasetli, güvenilir, ahlaklı, namuslu, haysiyetli, şerefli, yiğit insanlardır.

Alabildiğine yemin eden, aşağılık, kusur arayıp kınayan, laf götürüp getiren, iyiliği engelleyen, mütecaviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin soysuzlar bu hamuru çiğnemeden yutanlardır.

Her insanın mizacı, meşrebi farklıdır. Bir hususa yaklaşımlarının farklılık göstermesi de bundandır.

Bir soruna yönelik herkes tarafından aynı şekilde ve şiddette reaksiyon gösterilmesini beklemek insani değildir. Bu noktada ilkede anlaşabiliyor olmak büyük bir adımdır. İlkede anlaşabilen insanlar bunu sözleriyle iddia edip davranışlarıyla ispat edebilirler.

İslam literatüründe düşünceleri ve sözleri ile davranış biçimleri farklılık gösterenler münafık diye tanımlanır. İslam tarihini gözden geçirdiğimizde münafıkların inanmadıkları halde mescit inşa edecek kadar büyük hizmetler yaptıklarını görürüz. Üstelik bunu henüz peygamber yaşarken yaptırmış, peygambere de namaz kıldırmak üzere davette bulunmuşlardır. Ancak vahi ile gelen uyarı ile peygamber bu mescide ayak basmamış, münafıkların yaptırdığı bu mescidi yerle bir ettirmiştir.

Münafıkların peygamberi yaptırdıkları mescide davet etmeleri, elbette peygambere olan gönül bağları değil, mescidi meşru kılma çabalarıydı. Böylelikle istedikleri atı istedikleri kulvarda koşturup peygamberi referans gösterebileceklerdi. Ama olmadı!

Günümüzde de hem nalına hem mıhına vuran münafık nalbantlarla mücadele edebilmek için ‘’mescit’’ yıkabilecek güce ve inanca sahip olabilmek gerekir.

Korkusuz yürekli yiğit insanlar tarafından münafıkların kaleleri yıkılacak soysuzlar altında kalacaktır.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…