MASKİ’de kazanlar kaynıyor

Abone Ol

Yaklaşık 2 aydır Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MASKİ) hakkında arka arkaya, farklı kişilerden hiç de hoş olmayan şeyler duydum. Elbette istihbarat bilgilerimi veremem ama hep tesadüf eseri öğrendiğim şeyler beni hayrete düşürmeye yetti.

Belli bir süre duyduklarımın peşine düştüm, öğrenmek için her yolu denedim, samimi olduğum MASKİ ile bağı olan arkadaşlarımın ağzını aradım ama maalesef kesin olarak bir sonuç elde edemedim. “Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz” denir ya işte onu birebir yaşadım.

Bir dost meclisinde ilk defa tanıştığım ve bağları kuvvetli olan orta yaşlı bir beyefendi (isim vermeyeceğim) konu konuyu açtıkça benim gazetede yazar olduğumu da bilmeyerek tek tek dökülmeye başladı. Aman Tanrım! Öyle kişiler hakkında öyle iddialarda bulundu ki “yok artık” dedim. Duyduklarımı sizlerle elbette paylaşacağım ama iddia olarak. Yalan olma ihtimali sıfır. Çünkü bir kişiden değil birçok kişiden duyunca ve parçaları bir araya getirince aynı sonuca varılıyor.

Öncelikle MASKİ Genel Müdüründen ve çalışmalarından herkes bir hayli memnun. Hem vatandaş hem de çalışanları hep güzel cümlelerle bahsediyor kendisinden. Zor bir görevi yürütüyor Özgür Özdemir ama üstesinden de geliyor.

Ancak… Her meslekte, iş yerinde, kurumlarda karşılaştığımız ekmek düşmanları burada da çıkıyor karşımıza. Bu yazıyı yazmamda da en büyük etkendir bu ekmek düşmanları aslında.

Bir iş yerinde ister 3 kişi çalışın ister 300 kişi. Oradaki herkesin amacı evine helal lokma götürmek için ekmek parasının peşinde koşmaktır. Üst düzey yetkilisi de aynı, işçisi de. Ancak bunu anlayamayan ve içi nefretle dolan insanlar yalan, entrika, türlü ayak oyunları ile cahillik dolu dünyalarına alın teriyle parasını kazanmak isteyenleri de bulaştırıyor.

Laf taşımalar, karalamalar, yıldırma politikaları, aslı astarı olmayan dedikodular ekmeğinden ediyor işçileri… Bu düzen, hepimizin başından geçiyor ama MASKİ’de beterin beteri yaşanıyor.

Kulislerime göre tüm birimlerde ciddi sıkıntılar varmış. Personeliyle anlaşamayan, kendisinden daha fazla takdir gören elemanını hazmedemeyerek yerini değiştiren, görevi olmadığı halde zor şartlarda çalıştırarak işçisinin canına okuyan ve daha fazlası.

Bunları yapanlar egolarına yenik düşen birim müdürleriymiş. İsyan bayrağını çekmeye hazırlanan personel son çare olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın kapısını çalmaya hazırlanıyor. Bu net bilgileri hikaye anlatır gibi anlatan şahıs birçok gazetecinin de olup biten her şeyden hatta ve hatta fazlasından haberdar olduğunu ancak gündeme getirmemesi için tehdit edildiğini de iddia etti.

Kazanlar fokur fokur kaynarken, insanların ekmeğiyle oynanırken neden kimse bu düzene ‘dur’ demiyor? Orada görevli olan birim yetkilileri personelden daha mı fazla çalışıyor, daha mı çok iş biliyor? Olaylar büyüyeceğe benziyor.

Ne bu iddiaların ne de MASKİ’ deki adaletsizliğin sonu gelmeyecek gibi. Tabi bu yenilir yutulur cinsten bir adaletsizlik değil. Bu onlarca çoluk çocuğun rızkıyla oynayan bir adaletsizlik. Hatır gönülle değil işindeki geçmişine bakarak kademelendirme yapılsa, meslek eğitimi yerine vicdan ve ahlak eğitimi verilse hiçbir ekmek teknesinde art niyetliler prim yapamaz.

Büyük bir zevkle takipçisi olacağım makam, mevki, koltuk davası için insanların ekmeğiyle oynayanların…