Üzerinizdeki elbise eskidiği ve yıprandığı gibi, imanınızda eskir, yıpranır. İmanınızın yenilenmesi için Allah’a çokça dua edin. Taberani, Hakim, Elbani tashih etmiştir.
Üç aylara girmiş olmanın sevincini ve heyecanını yaşıyoruz. Cenab-ı Hak bu rahmet mevsimini halkımız ve ümmeti Muhammed hakkında hayırlı ve mübarek eylesin.
Üç ayların ilki Recep ayı aynı zamanda haram aylardan biridir. Haram aylarda savaş yasak edilmiştir. İnsanlar sulh ve sükûnet ortamında savaşın yıkıcı ve yok edici gücünü görsünler de barışı düşünmeye başlasınlar, barış ve huzur ortamının kıymetini bilsinler diye.
Dolayısı ile bu mübarek aylar birbirimizin hakkını hukukunu gözetmemizi, kalp kırmamamız, gönül yıkmamamız bakımından önemlidir ve bizlere bu anlamda bir sorumluluk yüklemektedir.
İnsanız, unutmak, yanılmak, hata etmek yaratılışımızın bir parçası. Bizi bizden daha iyi bilen Rabbimiz kendimizi toparlamak için bazı ilahi iklimler mevsimler bizlere lütfediyor ki eksikliklerimizi, tamamlayalım, Rabbimize güzel bir dönüş yapalım.
İman kalpde tahmin ettiğimiz gibi yerinde durmuyor, sürekli yara alıyor, şehvet ve şüphe fitneleriyle karşı karşıya. Bizim en büyük vazifelerimizden biri de imanımızı muhafaza edip güçlendirmek, fitnelere karşı dirençli bir hale getirmek.
Hepimiz bir şeyleri değiştirmek, kendimizi geliştirmek ve ibadetlerimizi oturtmak için zaman kolluyoruz, fırsatlar arıyoruz. İşte tam zamanı. Mübarek üç aylar geldi. Evvelinde oluşturacağınız bir plan sizi düzene sokabilir. İstikrarlı uygulama ile de istediğiniz düzeni tutabilirsiniz. Ayrıca bu süreci de en hayırlısıyla geçirmiş olursunuz.
Doksan günlük bir üç aylar kampına girin, bu manevi hastanede tedavi olun ve günahlardan arınmış bir şekilde tertemiz olarak çıkın.
On yıllık görmediğiniz bir çocuğunuzu görüyorcasına bu manevi iklime ulaştığınız için sevinin ve dua edin ki Ramazan’a ulaşalım. Çünkü bu iki ay; Recep ve Şaban bereketini Ramazan’dan alıyor, Ramazan’a komşu olduğu için önemlidir. Bu iki ayda harcadağımız eforun asıl amacı Ramazan’a hazırlanmaktır, Ramazan’ı güzel bir şekilde ihya etmektir.
Recep ve Şaban güzelliğini, bereketini Ramazana yakın olduğu için alıyor, Ramazan da bereketini Kadir gecesinden alıyor, Kadir gecesi de Allah’ın bütün insanlığa indirmiş olduğu hidayet ve rahmet kaynağı olan Kur’anımı’zın bu gecede indiği için bereketini Kur’andan alıyor.
Gelin rahmet mevsimi olan 3 ayların kıymetini bilelim. İçimize dönelim ve kendimizi imar etme adına bir seferberlik başlatalım. Bizi, bir adım daha Rabbimiz’e yaklaştıracak amellerin peşinden koşalım.
Peki bu aylarda nelere öncelik verelim, ne yapalım?
1- Öncelikle Rabbibimizin kitabı olan, hayat rehberimiz Kur’anla yeni bir sayfa açalım, Kuran’ı kalbimize, ruhumuza, gönlümüze nakış nakış işleyelim. Bu kitap bizlere ne diyor, bizlere hangi güzellikleri veriyor, sayfalarını açalım, inanın bizler Kuranın sayfalarını açtıkça Kuran da güzel raihalarında kalbimize, gönüllerimize hayat verecek hikmetleri verecektir.
2- İyi Bir Muhasebe
Üç aylar, günümüzün yoğun ve karmaşık hayat akışı içinde kaybolup giden ve öze dönüşünü ihmal edenler için bir nefis muhasebesi, bir öz denetim yapma fırsatıdır.
Zira malayani ve dünyanın meşgalesi bize bu nefis muhasebesini yapmamızı unutturuyor. Üç aylar kendimizle baş başa kalıp nefis muhasebesi yapmamız için çok büyük bir imkândır.
Nefis muhasebesi, Yüce Allah’la iletişimimizi sorgulama; geçmişimizi, içinde bulunduğumuz durumu, geleceğimizi gözden geçirmedir. Kendimizle hesap günü gelmeden önce hesaplaşmaktır. Manevi kayıplarımıza nedamet, yaptığımız ibadetlerin ilahî rahmete vesile olup olamayacağını tefekkürdür.
“Umulur ki tefekkür edersiniz.” (Bakara, 2/266) diye buyururken Rabbimiz,و ا
“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.”(Tirmizî, “Kıyame”, 25) derken kutlu Nebi; tefekküre davet eder
Düşünmez misiniz?” (En’am,13)
Hayatımızın her anında hataya düşen biz kullar için vazgeçemeyeceğimiz en temel husustur tevbe ve istiğfar.
Tövbe-istiğfar; kulun günahını ve hatasını terk edip, dua ve niyaz ile Rabbinden bağışlanma dileyip bütün varlığıyla O’na dönmesi, Cenab_ı Hak’kın da kuluna af ve mağfiretle mukabelede bulunmasıdır.
Yapmış olduğumuz hatalarımızı gözden geçirmenin en güzel anlarından biride bu kandil geceleridir. Bu gece Rabbimizin bizlerden istediği Nasuh tövbesi için bir fırsat gecesidir.
Bir dönüştür, yanlışlarla yüklü geçmişe bir kalem çekiştir tövbe. Tek şartı samimi olarak yapılmasıdır. Kur’an’ın “Nasûh tövbe” diye adlandırdığı da samimi tövbedir.
Ayette;
”!Ey iman edenler! Allah’a samimiyetle tövbe edinً (Tahrîm, 66/ buyrulmaktadır. Neden, tövbe etmemizin cevabını yine Kur’an’dan öğrenmekteyiz.
Rabbimiz şöyle buyurmakta.
َHepiniz Allah’a tövbe edin, ey mü’minler! Belki böylece korktuğunuzdan kurtulur, umduğunuzu elde edebilirsiniz.”(Nur, 24/31)
Bu sebeple, üç aylarda, Yüce Rabbimize yapmış olduğumuz günah, hata ve isyanlarımız için
tevbe edelim, istiğfarda bulunalım. Günahlar insanların sırtında yüktür. Bu aylar ise bu yükü
hafifletme vaktidir. Onun yolu ise tövbedir.
İşte Üç Aylar, keşkelerin öğütülüp iradî başlangıçların yapıldığı anlar...
Tevbe ve istiğfar ile günahlardan arınmanın, işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı pişmanlık duyarak O’ndan af dilemenin, onları bir daha işlememek için kararlı bir duruş sergilemenin en güzel fırsatı...
Yüce Mevla’nın huzurunda mahcubiyet ve pişmanlık duyarak, günahlara bir daha dönmemek üzere yüz çevirerek, hayatımızda yeni ve tertemiz bir sayfa açmaya karar verme anı.
3- Nafile İbadetleri Çoğaltma
Üç Aylar; sarsılan rûhî dünyamızı onaracağımız, yitirdiğimiz, kaybettiğimiz değerleri yeniden bulacağımız, merhametin kuşatıcılığını derinden hissedeceğimiz, kalbî seviye kazanacağımız, hayatımızı yeniden gözden geçirmemize vesile olacak manevi bir iklim...
Zamanımızda "Üç aylar" kış mevsimine rastlamaktadır. Efendimiz (s.a.s )’in ifadesiyle “kış mü’minin ilk baharıdır.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, III, 75.) Bu itibarla üç ayları bahara dönüştürmek için namaz, oruç ve benzeri nafile ibadetleri arttırmak gerekir. Zira namaz kötülüklere set, oruç takva aracıdır.
Yetimin başını okşayan el, dertli yüreklere şifa sunan dil, gülmeyi unutmuş yüzlere sürur olma... kimsesizlerin kimsesi, çaresizlerin çaresi olma. Nafile namaz ve oruçlarla, yapılacak hayır ve hasenatla Üç Ayları değerlendirme...
15
Recep ve Şaban aylarında ise; Hz. Peygamberin (s.a.s.) diğer aylara oranla daha fazla nafile oruç tuttuğu, ancak Ramazan’ın dışında hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirmediği hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, Savm, 52-53; Müslim, Sıyâm, 173-79). Bu itibarla, Recep ve Şaban aylarının aralıksız olarak oruçlu geçirilmesinin dinî bir dayanağı yoktur. Kişi, sağlığı müsait olup güç yetirdiği takdirde bu aylarda dilediği kadar nafile oruç tutabilir.
Bir gerçeği de unutmamalıyız ki üç aylar içerisinde idrak edilen kandil gecelerine ait özel bir namaz sahih kaynaklarımızda mevcut değildir. Nebevi öğreti de asıl olan az ve devamlı bir ibadet düzenidir.
4- Mali İbadetleri Çoğaltma.
Sevdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak etme. Yedirme, içirme, giydirme, borç verme, muhtaca yardım etme, akrabayı gözetme şeklinde ikram ve ihsanı ihtiyaç sahibiyle buluşturma... Zekat, sadaka, hayır ve hasenatta yarışma... Cömertlikte zirveye ulaşma...
İbadetlerde ve infakta daha cömert davranacağımız günlerdir, bu aylar. Deyim yerindeyse kendimize cimri, Rabbimize ve ihtiyaç sahipleri Nafile İbadetleri Çoğaltma
Üç Aylar; sarsılan rûhî dünyamızı onaracağımız, yitirdiğimiz, kaybettiğimiz değerleri yeniden bulacağımız, merhametin kuşatıcılığını derinden hissedeceğimiz, kalbî seviye kazanacağımız, hayatımızı yeniden gözden geçirmemize vesile olacak manevi bir iklim...
Zamanımızda "Üç aylar" kış mevsimine rastlamaktadır. Efendimiz (s.a.s )’in ifadesiyle “kış mü’minin ilk baharıdır.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, III, 75.) Bu itibarla üç ayları bahara dönüştürmek için namaz, oruç ve benzeri nafile ibadetleri arttırmak gerekir. Zira namaz kötülüklere set, oruç takva aracıdır.
Yetimin başını okşayan el, dertli yüreklere şifa sunan dil, gülmeyi unutmuş yüzlere sürur olma... kimsesizlerin kimsesi, çaresizlerin çaresi olma. Nafile namaz ve oruçlarla, yapılacak hayır ve hasenatla Üç Ayları değerlendirme...
15
Recep ve Şaban aylarında ise; Hz. Peygamberin (s.a.s.) diğer aylara oranla daha fazla nafile oruç tuttuğu, ancak Ramazan’ın dışında hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirmediği hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, Savm, 52-53; Müslim, Sıyâm, 173-79). Bu itibarla, Recep ve Şaban aylarının aralıksız olarak oruçlu geçirilmesinin dinî bir dayanağı yoktur. Kişi, sağlığı müsait olup güç yetirdiği takdirde bu aylarda dilediği kadar nafile oruç tutabilir.
Bir gerçeği de unutmamalıyız ki üç aylar içerisinde idrak edilen kandil gecelerine ait özel bir namaz sahih kaynaklarımızda mevcut değildir. Nebevi öğreti de asıl olan az ve devamlı bir ibadet düzenidir.