Malatyaspor’un yardım melekleri

Abone Ol

Malatya’nın malı mülkü, eğlencesi, sevdası kısacası her şeyi olan Malatyaspor; 2003 yılından bu yana hiç doğrulamadı. Ben bildim bileli her sene hiç aksatmadan bir yardım gecesi muhakkak düzenleniyor.

Transfere destek sağlamak, mevcut borçları ödemek, kulübü ayakta tutmak için milletvekilleri, belediye başkanları, iş adamları bir araya geliyor ve yardım gecesi adı altında destek toplanıyor. Ne kadar toplanıyor, yeterli oluyor mu ihtiyaçları karşılıyor mu, bilmem. Ama bu devran böyle gitmez bunu bilir bunu söylerim.

Cumartesi akşamı yine bu gecelerden biri organize edildi. İstanbul’da yapılan destek gecesine Malatya milletvekilleri başta olmak üzere büyük bir topluluk katıldı. Yine teşekkürler, destekler ve toplanan paralarla gece sona erdi. Benim için oldukça gereksizdi bu gece. Hele ki şu son dönemlerde başka sorunlarla karşı karşıyayken.

Takıma bağlı hiç kimse lüks yaşantısından ödün vermiyor daha sonra faturası Malatyalılara kesiliyor. Böyle bir dünya yok. Başkan Çakır döneminde verilen trilyonları daha unutmadık. Bir şehrin takıma ihtiyacı olduğunu, vizyon ve ekonomi açısından büyük önem taşıdığını sık sık gündeme getiren ben bile bu yardım toplama mevzularından sıkıldım. Siyasilere ve iş adamlarına da kızamıyoruz. Destek olsalar bir dert destek olmasalar ayrı dert. Ama bu düzene biri ‘DUR’ demeli.

Her zora girildiğinde oluk oluk paralar toplanıp verilemez. Yazık günah. Rahmetli Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu borçlar ödensin, para toplansın ya da en kötü ihtimalle federasyon borçları silsin diye ömrünü tüketti. Olmuyor, bir yerlerde bir yanlışlık yapılıyor. İhtiyaç sahibi o kadar insan varken, Malatyaspor’a aktarılan paralarla hayatını düzene sokacak yüzlerce aile varken hala düzenlenen destek geceleri çok gereksiz.

Kimsede suç bulmuyorum, zan altında bırakmıyorum, gelen giden paranın hesabını da sormuyorum. Sadece bu şekilde fazla yürümeyeceğini görüyorum. Belki kısa vadeli bir çözüm yolu olacak belki de kulübü kurtaracak bilemiyorum ancak benim bir fikrim var.

Öncelikle bir takım kendine bir gelir kaynağı oluşturmalı son çare para toplamalı. Örneğin dört büyüklerden Galatasaray geçtiğimiz ay büyük sıkıntı içindeydi ve “Takımına Destek Ol” kampanyası ile önce sosyal medyada dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Galatasaraylı olan ünlülerde bu projeye destek olunca beklenenden fazla ses getirdi. Takıma ait bileklikler, tüm GS Store’larda yok sattı. Bizim bir markamız bile yok.

Malatyaspor formalarını, tekstil ürünlerini, aksesuarlarını satın alabileceğimiz lisanslı bir mağaza yok, biz hala destek gecesi peşindeyiz. Eğer destek gerekiyorsa tekstilci Malatyalı iş adamları fabrikalarında Malatyaspor için üretime geçsin ve Türkiye’nin dört bir yanında satışa sunulsun. Oradan elde edilen gelir de takıma aktarılsın. En iyi yardım, en iyi destek budur bence. Hazıra konup günü kurtarmaktansa, yoktan var edip geleceğe dönük çözümler gerekiyor.

Sevdalısı oldukları takımın ürünlerini alamıyor bizim taraftar. Maça giderken seyyar satıcılardan atkı şapka alınıyor. Oysaki stadyum içerisinde bir mağaza olsa resmi yollarla satışı yapılsa maç günleri iyi bir gelir elde etmeye yeter.

İstanbul’daki kuzenim Malatya’da olduğum için benden lisanslı forma istedi bulamadım, gerisini siz hesap edin. Bir yerden başlamak gerekiyor.

Çin atasözü ne der ki; “Bana balık verme, balık tutmayı öğret.”