Malatya’nın sahipsizlik isyanı: Gerçekten duyuluyor mu?

Abone Ol

Malatya’da bir süredir “sahipsiz şehir” tartışması yapılıyor. Kimileri bu söyleme sert çıkıyor, kimileri ise içten içe bu sözün doğruluğunu kabul ediyor. MİAD Başkanı Yunus Aktaş’ın da dile getirdiği gibi, “Malatya sahipsiz değil, sahibi hepimiziz.” Doğrudur, Malatya hiçbir zaman öksüz bir şehir olmadı. Ancak Malatyalılar “sahipsiziz” derken kendine sahip çıkan, devletine değil; bu şehri yönetmesi ve haklarını savunması gereken siyasilere tepki gösteriyor.

Deprem sonrası süreçte Malatya halkı kendi yaralarını sarmaya çalışırken, seçilmiş milletvekillerinin, belediye başkanlarının, yerel yöneticilerin yeterince etkin olmaması, halkın “sahipsiziz” demesine neden oldu. Malatya sahipsiz değil ama Malatya’yı temsil edenler, Malatya’nın hakkını Ankara’da yeterince savunuyor mu? Asıl mesele budur.

MALATYA’NIN TEMSİLİ: SİYASİLER NEREDE?

Depremin ardından kurulan TBMM Deprem Komisyonu’nda Malatya’dan tek bir milletvekilinin bile yer almaması, bu sahipsizlik tartışmalarının temel sebeplerinden biri. Şehir yıkılmış, binlerce insan evsiz kalmış, ekonomisi durma noktasına gelmiş, ancak Malatya’yı temsil edecek kimse komisyonda yer almıyor. Peki, Malatya vekilleri bu konuda neden ses çıkarmadı? Neden Malatya’nın daha güçlü temsil edilmesi için mücadele etmediler?

Sadece bu değil, deprem sonrası illere sağlanan destek fonlarında da Malatya alt sıralarda yer aldı. Oysa ki şehrin yıkım oranı ve kayıpları göz önüne alındığında, Malatya’nın en fazla destek alması gereken illerden biri olması gerekiyordu. Ancak öyle olmadı. Bunun sorumlusu kim? Ankara’da Malatya’nın hakkını savunamayan vekiller mi, yoksa Malatya’nın daha fazla destek alması için yeterince baskı kurmayan yerel yöneticiler mi?

YIKILMASI GEREKEN BİNALAR NEDEN BEKLETİLDİ?

Depremin ardından ağır hasarlı binaların hızlıca yıkılması gerekiyordu. Ancak Malatya’da bu süreç aylarca gecikti. Seddar Yavuz’un vali olarak atanmasından sonra işler hızlandı ama öncesinde neden beklenildi? Malatya’yı yönetenler neden bu konuda daha hızlı adım atmadı?

Bir diğer önemli konu ise deprem konutlarının teslimatında Malatya’nın diğer illerin gerisinde kalması. Depremin en büyük yıkımı Malatya’da yaşandı ama konut teslimleri açısından baktığımızda Malatya, öncelikli iller arasında yer almadı. Yerel yöneticiler bu süreci hızlandırmak için ne yaptı?

HALK NEDEN “SAHİPSİZİZ” DİYOR?

Malatya halkı, sahipsiz derken aslında bir çaresizlik içinde değil. Devletin varlığını, dayanışmayı reddetmiyor. Ama siyasilerden daha fazla mücadele, daha fazla takip, daha fazla girişim bekliyor. Malatyalılar, “sahipsiziz” diyerek devleti suçlamıyor, ama seçilmişlerin harekete geçmesini istiyor.

Yerel yöneticiler, milletvekilleri, belediye başkanları Malatya için daha aktif olmalı, Malatya’nın haklarını daha güçlü bir şekilde savunmalıdır. Malatyalılar, Ankara’da seslerini duyuracak, şehirlerini daha iyi temsil edecek yöneticiler istiyor.

Bu yüzden Malatyalılar, hak ettiği desteği alana kadar “sahipsiziz” demeye devam edecek. Siyasetçiler, Malatya’nın gerçekten sahipsiz kalmadığını göstermek istiyorsa, artık somut adımlar atmalıdır. Çünkü halk sadece söz değil, gerçek icraat görmek istiyor. Bu şehri yönetenler, Malatya halkının sesini duyuyor mu? Eğer duyuyorlarsa, şimdi harekete geçme zamanı!