Malatya, aradan geçen zamana rağmen hâlâ 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin etkilerini en derinden hisseden şehirlerden biri. Fiziki yıkımın büyük ölçüde kaldırıldığı, yeni konutların yükseldiği bir süreç yaşansa da, şehrin asıl mücadelesi betonun ötesinde; sosyal, ekonomik ve psikolojik bir yeniden inşa süreci devam ediyor.
Bugün Malatya’nın en temel gündemini iki ana başlık belirliyor: adalet arayışı ve yaşamın yeniden kurulması. Depremde yıkılan binalarla ilgili açılan davalar, verilen cezalar ve devam eden yargı süreçleri, şehirdeki en hassas konuların başında geliyor. Yakınlarını kaybeden vatandaşlar için mesele sadece hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir hesaplaşma. Bu nedenle mahkeme salonlarından çıkan her karar, Malatya’da geniş yankı buluyor.
Öte yandan devletin yürüttüğü yeniden inşa çalışmalarıyla birlikte şehirde fiziksel dönüşüm hız kazanmış durumda. Yeni konut projeleri birer birer tamamlanırken, anahtar teslimleri başlamış olsa da süreç herkes için aynı hızda ilerlemiyor. Hak sahipliği, borçlandırma ve taşınma gibi konular, vatandaşın günlük hayatında ciddi belirsizlikler yaratıyor. Birçok kişi için yeni bir eve kavuşmak, aynı zamanda yeni bir hayatın başlangıcı anlamına gelse de, eski düzenin yerini doldurmak kolay olmuyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında ise Malatya hâlâ toparlanma sürecinde. Şehrin en önemli geçim kaynaklarından biri olan kayısı üretimi, hem iklimsel riskler hem de piyasa dalgalanmaları nedeniyle eski gücüne ulaşmakta zorlanıyor. Esnaf ise müşteri potansiyelinin azalması ve şehir merkezindeki dönüşüm nedeniyle işlerini yeniden kurma mücadelesi veriyor. Bu durum, şehirdeki ekonomik hareketliliğin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını gösteriyor.
Sosyal yaşam da bu dönüşümden nasibini almış durumda. Mahalle kültürünün parçalanması, insanların farklı bölgelere taşınması ve uzun süren geçici barınma süreçleri, toplumsal bağları zayıflatmış durumda. Yeni kurulan yaşam alanlarında bu bağların yeniden inşa edilmesi ise zaman alacak gibi görünüyor.
Tüm bu tabloya rağmen Malatya’da dikkat çeken en önemli unsur, güçlü bir toparlanma iradesi. Şehir, her şeye rağmen ayağa kalkmaya çalışıyor. İnşaatlar yükseliyor, yollar açılıyor, kamu yatırımları devam ediyor. Ancak asıl mesele, bu fiziksel dönüşümün insanların hayatına ne ölçüde yansıdığı.
Sonuç olarak Malatya bugün bir geçiş sürecinde. Ne tamamen eski günlerine dönebilmiş ne de yeni düzenini tam anlamıyla kurabilmiş bir şehir görüntüsü veriyor. Bu süreçte atılacak adımların en önemli belirleyicisi ise adalet, şeffaflık ve sosyal destek olacak. Çünkü Malatya’nın yeniden ayağa kalkması, sadece binaların yapılmasıyla değil, insanların yeniden güven duymasıyla mümkün olacak.