MALATYALILAR GRUBU

Abone Ol

Art arda gelen dalgalara bakmadan eline aldığı taşı suyun üzerinde sektirmeye çalışıyordu.

Her attığı taş yükselen suyun içine dalıyordu, hiç sekmeden.

Kendisini izleyenlere hiç aldırış etmeden tekrar tekrar taş alıp tekrar tekrar suya daldırıyordu taşları…

Kafasında kendisini izleyenler ile ilgili acayip düşüncesi vardı;

Yaptığı şeyin başarısızlık değil “azim” olduğunu düşündüklerini düşünüyordu.

Bir ara dalgaların durduğunu düşündü ve hızlı adımlarla taşı fırlattı ama yine hüsran…

Kafası karışıktı ve paradoksa düşmüştü;

Kendilerini izleyenler ile ilgili fikri ile kendisinin bu hareketinin ne olduğunu tartıyordu.

“Azim” mi “aptallık” mıydı yaptığı?

Hayattaki tüm başarıların mücadele sonucu geldiğine inanıyordu ve şu an yaptığı şeyin “mücadele” olduğunu biliyordu ama o taşın bu dalgalı denizde sekmeyeceğini de biliyordu.

Aynı koşullarda ve aynı hareketler ile sonuca varılmıyorsa, başarının gelme ihtimalinin sıfır olduğunu düşünüyordu ama kendisini izleyenlerin bu fikirde olduğunu düşünmüyordu.

Dediğim gibi kafası çok karışmıştı ve son taşı atarken durdu…

Aynı koşullarda ve aynı hareketler ile sonuca varılmazdı ama “koşulların” değişebileceğini sezmek çok zor, diye düşündü.

Rüzgârın ne zaman duracağı ve bununla birlikte dalganın ne zaman duracağını kestiremezsin bu yüzden o durma aralığının olasılığı yüksek olmamakla birlikte dalganın durma ihtimali var.

Süresi kısa olabilir, diye düşündü ve adımlarını daha hızlı atmaya başladı.

Daha hızlı taş alıp, o taşı daha hızlı denize fırlatıyordu.

Bu hızlı adımları atarken kendisini izleyen “grubun” bu kadar karmaşık bir düşünceyi düşünemeyeceğini düşündü.

Tam o sırada durdu, nefes nefese kalmıştı, çok yorulmuştu ama yorulduğu için durmamıştı.

İzleyici “grubun” kendisini “aptal” olarak gördüğünü düşündüğü için durmuştu.

Yavaş adımlarla kendisinin de içinde bulunduğu ve beraber geldiği “grubun” yanına gitti.

“Çok yoruldum” dedi.

Gruptan biri “kaç taş attın?” dedi.

Saymadım ama çok yoruldum, dedi.

Kimse “sektirebildin mi” diye sormamıştı.

“Çay demlenmiştir haydi içek” dedi gruptan başka biri…

Çay içtiler.