Yeni Malatyaspor’un mali ve idari sıkıntıları ayyuka çıkmışken, şehrin ileri gelenlerinden veya halktan neden güçlü bir tepki gelmiyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan Malatya’dayken, neden hiç kimse Gevrek dönemindeki usulsüzlükleri açıkça dile getirmedi?
Bu soruların cevabı, Malatya’nın genel atmosferinde saklı. Şehir, siyasetten spora kadar birçok konuda edilgen bir yapıya sahip. İnsanlar bireysel olarak şikayet etse de, bu şikayetler hiçbir zaman örgütlü bir tepkiye dönüşmüyor. Sosyal medyada eleştiriler havada uçuşurken, sahada ve yetkili mercilerde bir karşılık bulamıyor.
Adil Gevrek döneminde kulüp yönetimiyle ilgili birçok iddia ortaya atıldı. Youssouf Ndayishimiye’nin transferinden elde edilen 300 bin avronun Gevrek’in kendi şirketlerine aktarıldığı iddia edildi. Kulübün borçlarının şeffaf bir şekilde açıklanmadığı, transfer gelirlerinin nerelere harcandığının bilinmediği ifade edildi. Ama tüm bu iddialara rağmen, Malatya’dan ciddi bir hukuk mücadelesi veya kitlesel bir tepki gelmedi.
Bugün Yeni Malatyaspor, aslında bir şehrin vurdumduymazlığının en net göstergelerinden biri. Kulüp yok olmanın eşiğinde, ama ne yerel yöneticiler ne de şehrin ileri gelenleri bu durum için bir çözüm üretmek adına harekete geçiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Malatya ziyareti, şehir için büyük bir fırsattı. Ama görünen o ki, bu fırsat da heba edildi. Eğer Malatya, kendi değerlerine sahip çıkmazsa, gelecekte Yeni Malatyaspor gibi birçok şeyin de elden kayıp gitmesine tanıklık edecek.
Bir kulübün çöküşü, sadece sportif bir başarısızlık değil, aynı zamanda bir şehrin kimliğini ve aidiyet duygusunu kaybetmesidir. Malatya halkı, bu durumu kabullenmiş gibi görünüyor. Belki de en büyük trajedi de budur.