MALATYA’LI ZEKASI
Günlerden bir gün, İsmi bende saklı bir ilçemize yeni bir emniyet amiri atanır. Çok genç ve idealist biri olan emniyet amiri kumarla mücadele etmeye kesin kararlıdır. Hababam sınıfının “kopya çekiyormuşsunuz çektirmem” diyen külyutmaz hocası gibi, bu genç amir de ben kumar oynatmam diye iddialı konuşmaktadır.
Bu ilçemizde yaşayan dört arkadaş ise, amirim bizim en büyük zevkimiz bu, büyük paralarla da oynamıyoruz bize karışma derlerse de genç amir asla diyerek kestirip atar. Dört kafadar ise biz istediğimiz yerde oynarız, sıkıysa yakala diyerek genç amire rest çekerler.
Bunun üzerine, genç emniyet amiri ekipleriyle birlikte sabaha kadar ilçenin kumar oynanacak tüm mekanlarına baskınlar yapar.
Bizim dört kafadar ise hiç bir şey yokmuş gibi, yatsı namazını kılmak için camiye giderler. Namaz bitiminde caminin uygun bir yerine saklanıp beklemeye başlarlar. İmam efendi ışıkları söndürür, kapıyı kilitler ve evine gider.
Sessizlik çökünce bizimkiler dışarı çıkıp sabaha kadar caminin bir köşesinde kumar oynarlar.
Ertesi sabah emniyet amirinin makamına gidip kendilerinin sabaha kadar kumar oynadıklarını anlatırlar. Emniyet amiri, olanlara inanmaz, “olamaz ben bütün mekanları kontrol ettim her yer temizdi, siz yalan söylüyorsunuz” deyince “hayır biz yalan söylemiyoruz, senin hiç aklına gelmeyecek bir yerde, camide kumar oynadık” deyince amir iyice sinirlenir ve bundan böyle sizi daha sıkı takip edeceğim diyerek uyarısını yapar.
Ertesi akşam genç amir bu kafadarların gittikleri mekana gider ve onları göz hapsine alır. Dört kafadar bir masanın etrafında sessiz sedasız oturmaktadırlar. Hepsinin önünde bir kesme şeker bulunmaktadır. Bir süre sonra bir şey olur ve üç kişi birer lira çıkarıp diğerine verirler. Bir süre sonra yine bir şey olur ve yine üç kişi bir başkasına birer lira verirler. Emniyet amiri kendini yemektedir. Bir şeyler dönmektedir ama anlamak mümkün değildir.
Sonunda dayanamaz:
“Ne olur ne yaptığınızı söyleyin, bir şeyler dönüyor ama bir türlü çözemedim, söylerseniz size kumar serbest” deyince,
Bizimkiler sakince “kumar oynuyoruz” derler.
Genç Amir,
“Anladım anladım da nasıl onu anlatın” diye haykırır.
“Bak Amir bey, önümüzdeki kesme şekerleri görüyor musunuz”?
“Kimin şekerine sinek konarsa, o kazanıyor biz de ona birer lira veriyoruz”…
Selam olsun ilçelerimizin tüm güzel insanlarına…