Malatya’da şehit ailesi olmak

Abone Ol

Dünya artık farklı dönüyor, diye çok yazı yazmışımdır.

Farklı olduk, değerlerimizi kaybettik, bizi biz yapan geleneklerimizi, hassasiyetlerimizi unuttuk, diye çok yazı yazmışımdır.

Her şehit haberinde içim cız eder, metabolizmam değişir ve farklı bir yapıya dönüşürüm…

O gencecik canın yok oluşunu, o canın arkada bıraktığı yaralı canları düşünürüm…

Dün, Mutlu Sarıgül ve Büşra Ünal ile birlikte dört ay önce şehit düşen Şehit Piyade Üsteğmen İbrahim Tanrıverdi’nin evini ziyaret ettik.

Ana ocağı halen yaslıydı…

“İbrahim” derken sesi titriyordu…

O sesin titremesini gören herkesin inanın içi burkulur.

İşte yazının başında bu yüzden yazdım, farklılaştık, diye…

Şehit İbrahim Tanrıverdi’nin ailesine vasiyeti varmış. Şehit olmadan önce arkadaşının şehit olduğunu öğrendikten sonra ailesine vasiyet etmiş. “Bir gün bana bir şey olursa, beni unutmayın, ismimi unutturmayın” demiş. Çünkü şehit olan arkadaşının unutulduğunu, çok zoruna gittiğini dillendirmiş ailesine…

Haberin detayını Mutlu Sarıgül’ün kaleminden lütfen okuyunuz. Haber köşem ile aynı sayfada ve tekrara düşmek istemiyorum ama inanın bazı tutumları duyunca çok sinirlendim.

Şehit İbrahim Tanrıverdi’nin annesinin tek bir isteği var. Oğlunun ismini yeni açılacak ‘sanat sokağı’na verilmesi…

Fakat Büyükşehir Belediyesi’nin Özel Kalem Müdürlüğü’nden ismini yazmak istemediğim birinin tutumu bu yazının yazılma sebebidir.

Şehit İbrahim Tanrıverdi’nin ağabeyi Cengiz Tanrıverdi’ye “Sanat Sokağına o ismi veremeyiz çünkü biz, İbrahim Tanrıverdi’nin ismini verirsek, diğer şehit aileleri de aynı talep de bulunurlar” tarzı ifadeler inanın bizim ne kadar farklılaştığımızın göstergesidir.

Olmadık sokağa olmadık isimler veriyoruz ki, iş şehit ismine gelince niye bürokrasiye takılırız, niye o şehit ailesini ikna etmeye çalışırız inanın aklım almıyor.

Allah’tan Malatya Uluslararası Film Festivali oldu da…

Perihan Savaş Malatya’ya geldi de…

İş çözüldü.

Meclis’ten karar çıktı şimdi komisyon kararı bekleniyormuş…

Hangi makama gelirsek gelelim, şehitlerimize sahip çıkmayan bir zihniyet hiçbir şeyimize sahip çıkamaz.

Bilmem dört bin kilometre ötedeki “Rabia” figürünün parkını Malatya’da yapabiliyoruz. O parka rahatlıkla paralar dökebiliyoruz ama tamamen bu memleket için şehit düşmüş bir askerin ismini bir yere vermemek için bahaneler üretiyoruz.

Çok şükür iş çözüldü gibi ama ben bu işin takipçisi olacağım…

Bu haberi okuyan her yetkili de lütfen takipçisi olsun…