Duruş Dergisi’ne konuşan İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Tuncel, 6 Şubat depremlerinin Malatya’da yalnızca binaları değil, kentin ekonomik belleğini ve ticari damarlarını da derinden sarstığını söyledi. Tuncel’e göre deprem sonrası süreç, yalnızca bir yıkım değil; doğru planlamayla yeniden inşa için önemli bir fırsat niteliği taşıyor.
“GEÇİCİ ÇÖZÜMLER KALICI SORUNLARA DÖNÜŞTÜ”
Deprem sonrası dönemde ticari hayatın geçici çözümlerle sürdürüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Tuncel, bu çözümlerin çoğu zaman ticari faaliyetlerin niteliğine uygun olmadığını belirtti. Kasapla berberin, manavla elektronikçinin aynı konteyner tipi alanlarda faaliyet göstermesinin sağlıklı bir ticari düzen kurulmasını imkânsız hale getirdiğini vurgulayan Tuncel, bu durumun şehir ekonomisinde ciddi bir bellek kaybına yol açtığını söyledi.
“ŞEHRİN TİCARİ MERKEZİ YIKILDI, HAFIZA KAYBOLDU”
Depremle birlikte Malatya’nın ticaret merkezi olarak bilinen Yeni Cami ve çevresinin tamamen yıkıldığını hatırlatan Tuncel, bu bölgenin kentin kalbi konumunda olduğunu ifade etti. Ticari merkezin kaybının sadece mekânsal bir yıkım olmadığını belirten Tuncel, üreticiden tüketiciye uzanan tüm ticari zincirin dağıldığını dile getirdi.
Uzun süre planlı bir ticaret alanı kurulamadığını belirten Tuncel, bu durumu “kriz yönetimiyle kalkınma yönetiminin birbirine karıştırılması” olarak değerlendirdi.
“TİCARETİ YENİDEN CANLANDIRMAK ZORUNDAYDIK”
Afet yönetiminin yalnızca kurtarma ve yardım faaliyetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tuncel, deprem sonrası dönemin en kritik başlığının ticari hayatın yeniden canlandırılması olduğunu söyledi. Tuncel’e göre ticari yapılanma, aynı zamanda sosyal düzenin yeniden inşası anlamına geliyor.
Bu süreçte meslek örgütlerinin daha aktif rol alması gerektiğini belirten Tuncel, ticaret ve sanayi odaları ile esnaf birliklerinin kentin ekonomik planlamasında paydaş olması gerektiğini ifade etti.
“PLANLAMA OLMADAN KONTEYNER ÇARŞILAR KURULDU”
Deprem sonrası ticari yapılanmada en büyük eksikliğin planlama olduğunu dile getiren Tuncel, konteyner çarşıların kimliksiz ve dağınık şekilde kurulduğunu söyledi. Hangi esnafın nerede faaliyet göstereceğinin önceden belirlenmemesinin, hem esnafı hem de müşteriyi kaybolan bir ticari düzene sürüklediğini ifade etti.
Bu durumun küçük bir ayrıntı gibi görünse de aslında şehrin ticari hafızasının kopması anlamına geldiğini belirtti.
SANAYİ VE ÜRETİM ALTYAPISI DA DEPREMDEN ETKİLENDİ
Depremin Malatya sanayisini hem fiziksel kapasite hem de üretim motivasyonu açısından etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Tuncel, birçok üretim tesisinin hasar gördüğünü ya da üretim zincirinin koptuğunu ifade etti. Ancak bu yıkımın aynı zamanda bir yeniden yapılanma fırsatı sunduğunu belirten Tuncel, Malatya sanayisinin kendini yeniden tanımladığını dile getirdi.
Geleneksel sektörlerin yanı sıra savunma sanayii, makine, kompozit ve yazılım teknolojileri alanında yeni yatırımların öne çıktığını belirtti.
“ÜNİVERSİTELER SANAYİNİN YÖNÜNÜ BELİRLEMELİ”
Üniversite-sanayi iş birliğinin önemine dikkat çeken Tuncel, üniversitelerin yalnızca bilim üretmekle değil, sanayinin yönünü belirlemekle de sorumlu olduğunu söyledi. Turgut Özal Üniversitesi’nde başlatılan uygulamalı girişimcilik ve inovasyon programlarının kent ekonomisine doğrudan katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Yeni sanayi bölgelerinin araştırma laboratuvarları, teknoparklar ve model fabrikalarla birlikte planlanması gerektiğini vurguladı.
“GENÇ NÜFUS MALATYA’NIN EN BÜYÜK GÜCÜ”
Deprem sonrası iş gücünün mekânsal olarak dağıldığını belirten Prof. Dr. Tuncel, birçok gencin geçici olarak şehir dışına çıktığını söyledi. Ancak bunun kalıcı bir kayıp olmadığını vurgulayan Tuncel, doğru planlamayla genç nüfusun yeniden kente dönebileceğini ifade etti.
Gençlerin şehirde kalabilmesi için barınma, sosyal alanlar ve kültürel yaşamın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tuncel, aksi halde beyin göçünün kaçınılmaz olacağını dile getirdi.
“AKADEMİ SAHAYA İNMELİ”
Üniversitelerin toplumun stratejik aklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tuncel, deprem sonrası süreçte akademinin dersliklerden çıkarak sahaya inmesi gerektiğini söyledi. Bilginin ancak sahada, insanla temas ettiğinde anlam kazandığını belirten Tuncel, üniversitelerin Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde rehberlik eden kurumlar olması gerektiğini vurguladı.