Malatya’da mevsim şaşkınlığı

Abone Ol

Malatya bu yıl mevsim geçişlerini adeta yeniden tanımlıyor. Takvimler baharı gösterse de gökyüzü hâlâ kıştan kalma bir inatla gri tonlarını koruyor. Aralıklarla bastıran sağanaklar, zaman zaman doluya dönen sürprizler ve serin havayla birlikte Malatyalılar haklı olarak soruyor: “Kış bitmedi mi?”

Aslında mesele sadece “kışın uzaması” değil. Bu durum, son yıllarda daha sık hissettiğimiz iklim değişikliği gerçeğinin yerel bir yansıması. Mevsimler artık takvimlere değil, atmosferin dengesine göre şekilleniyor. Bahar dediğimiz dönem ise eskisi gibi yumuşak bir geçiş olmaktan çıkıp, adeta kışla yaz arasında bir mücadele alanına dönüşüyor.

Malatya özelinde bakıldığında ise tablo biraz daha karmaşık. Doğu Anadolu Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında bir geçiş noktasında yer alan şehir, bu iki farklı iklim karakterinin etkisini aynı anda yaşıyor. Bu da demek oluyor ki; bir gün güneş açarken ertesi gün dolu yağması aslında çok da sürpriz değil.

Ama işin bir de psikolojik boyutu var. Uzayan soğuklar, bitmeyen yağmurlar sadece günlük hayatı değil, insanların ruh halini de etkiliyor. Güneşi özleyen şehir, bir türlü ısınamayan sokaklar, dışarı çıkmak için doğru zamanı kollayan insanlar… Baharın gecikmesi, aslında biraz da moralin gecikmesi gibi.

Öte yandan, bu yağışların tamamen olumsuz olduğunu söylemek de haksızlık olur. Malatya’nın can damarı olan tarım için bahar yağmurları hayati öneme sahip. Kayısı başta olmak üzere birçok ürün, bu suyla hayat buluyor. Yani bugün şikâyet ettiğimiz yağmurlar, yarın soframıza bereket olarak dönüyor.

Peki kış ne zaman bitecek? Belki de artık bu sorunun net bir cevabı yok. Çünkü eski mevsim düzeni yavaş yavaş tarihe karışıyor. Yerine daha belirsiz, daha sürprizli ama bir o kadar da öğretici bir doğa döngüsü geliyor.

Malatya’da kışın bitişi belki takvimde değil ama insanların sabrında, doğanın dengesinde ve güneşin kendini biraz daha sık göstermesinde gizli.

Ve belli ki bu yıl bahar, acele etmiyor…