Malatya’da hasar tespiti

Geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen ve Prof. Dr. Alper İlki tarafından bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklama ise binalarda oturanların bir kez daha dönüp düşünmesine neden olacak, aslında hepimizin içten içe de korktuğu, düşündüğü konulardı.

Abone Ol

Geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen ve Prof. Dr. Alper İlki tarafından bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklama ise binalarda oturanların bir kez daha dönüp düşünmesine neden olacak, aslında hepimizin içten içe de korktuğu, düşündüğü konulardı.

Binalarımızın hasar tespiti açıklanırken zaten tüm Malatyalılar bir nebze de olsa verilen raporlara şüphe ile yaklaştı. Verilen raporların güvenilirliği sorgulansa da insanlar mecburiyetten bir şey diyemediler. Çekiçle gelip birkaç bölüme bakıp doğru hasar tespit yapmanın çok mümkün olmayacağını hepimiz biliyoruz.

Kadircan Esen, “Ben inşaat mühendisiyim, inşaat mühendisi hocalarımız var, meslektaşlarımız ve meslek büyüklerimiz var. Bizler hiçbir zaman hasar tespitlerle alakalı eğitim almadık. Bizim lisans eğitimimizde hasar tespiti diye bir şey yok. Ne yazık ki 6 Şubat depremlerinden sonra hasar tespit noktalarında sahaya tamamen genç ve tecrübesiz arkadaşlar alındı. Sahada belirli çalışmalar yaptılar ve bunun acısı hepimiz yaşadık. Sağlam olan binalar yıkıldı. Ağır hasarlı olup da şu anda evlerinde oturan vatandaşlarımız var. Hasar tespitle alakalı üniversitelere ve belli kurumlara derslere eklenmesi ile ilgili çalışmalar yapmak istiyoruz” açıklamalarında bulundu ve hepimizin korktuğu başına geldi. Şimdi o belirsizlik hali kafalarımızda soru işaretleri oluşturdu.

Ardından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Yapı Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki’nin sözleri de Kadircan Esen’in açıklamalarından farklı değildi. Alper İlki, “Bizim inşaat mühendisliği eğitimimizde hasar tespit diye bir şey yok. İnşaat mühendisi bir tane çatlak görmeden inşaat mühendisi olur. Çünkü bizdeki deprem mühendisi ayrı bir konu inşaat mühendisliği ayrı, bina tasarlamayı öğretiriz biz.  O bina nasıl yıkılmaz, hasar görürse ne olur? Bunlar normal bir eğitim sisteminin dışındadır. Bu yüzden hasar tespitine giden arkadaşların da bir kabahati yok. Kaldı ki bir kısmı da mimardı, bir kısmı da belki başka işlerle uğraşıyordu” diyerek durumun önemini aktardı.

Bu açıklamalar düpedüz ihmalin de göstergesiydi. Belki yıkılmaması gereken binlerce bina yıkıldı, yıkılması gereken binalarda ise insanlar oturuyor. Kimse 6 Şubat’ı unutmuş değil. Deprem bölgesi yerle bir oldu ama ders alınmış değil. Bu bölgede artçılar devam ediyor ama binada oturanlar kendi binasına güvenmiyor. Binaların yorgun olduğunu da dile getirmiştik ve şu kesin ki yapılacak her ihmal ileride 6 Şubat’ta yaşanan acıların tekrar etmesine neden olacak. Yapılması gereken bir şey varsa her şeye rağmen olay başa gelmeden önce yapılmalı.