Malatya’da bilgiyle geçinmek zor: Kaybediyoruz!

Abone Ol

Yıllardır bu ülkenin en büyük sermayesinin “insan kaynağı” olduğunu söyleriz. Gerçekten de öyle… Ama görünen o ki yetiştirdiğimiz beyinleri artık elimizde tutamıyoruz.

Yeni açıklanan veriler Malatya’nın da bu acı gerçeğin dışında kalmadığını ortaya koyuyor: 8 bin 929 fakülte mezunu, 1089 yüksek lisans mezunu ve 98 doktora mezunu şehrimizi terk etmiş. Nereye gittiklerini tam olarak bilmiyoruz ama bir şeyden emin olabiliriz: bu insanlar gittikleri yerde üretmeye, değer katmaya devam ediyorlar. Ne yazık ki artık Malatya’ya değil.

Bir şehir düşünün; yıllarca çocuklarını okutuyor, elinden geldiğince destek oluyor. Sonra o gençler diplomalarını alıp bavullarını topluyor. Arkalarına dönüp bakmadan gidiyorlar. Çünkü biliyorlar ki burada bilgiyle geçinmek zor. Emek, liyakat ve üretkenlik hâlâ hak ettiği değeri bulmuyor. Bu hikâye sadece Malatya’nın değil; Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite mezunlarının ortak hikâyesi.

Ülke genelinde yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı yüzde 2,0. Bu oran sabit görünse de, aslında buzdağının sadece görünen kısmı. Kadınlarda yüzde 1,6, erkeklerde yüzde 2,4. Devlet üniversitesi mezunları arasında bu oran yüzde 1,7; vakıf üniversitelerinde ise yüzde 4,3. Özellikle tam burslu okuyan öğrencilerde beyin göçü oranı yüzde 8,3. Yani en çok çabalayan, en başarılı olan, en çok potansiyel taşıyan gençler gidiyor.

Bilişim ve iletişim teknolojileri alanında beyin göçü oranı yüzde 6,7. Bu ne demek biliyor musunuz? Ülkenin dijital geleceğini kuracak olan genç beyinler, o geleceği başka ülkelerde inşa ediyor. Moleküler biyoloji ve genetik bölümü mezunlarında oran yüzde 15! Bilim insanı yetiştiriyoruz, sonra o bilim insanları ABD laboratuvarlarında, Almanya’daki araştırma merkezlerinde Türkiye’de yapamadıkları deneyleri yapıyor.

Peki neden?

Çünkü burada “gelecek” artık gençlere güven vermiyor. Bilgiye yatırım az, liyakat sistemi zayıf, araştırmaya kaynak yok. Üniversite mezunları hayallerini yurt dışında daha mümkün görüyor. Fransızca eğitim alan mezunlarda beyin göçü oranı yüzde 9,9. Demek ki dünya ile entegre olan, dil bilen, ufku geniş gençler için Türkiye artık dar geliyor.

Malatya özelinde tablo biraz karmaşık. Şehir, nitelikli göç alıyor da veriyor da. Ancak rakamlar açık: gidenlerin çoğu nitelikli. Yani Malatya bir yandan kazandığını, diğer yandan kaybediyor. 9 bin 187 yüksekokul ve fakülte mezunu şehre gelirken, 8 bin 929 kişi gidiyor. Bir denge gibi görünebilir ama asıl mesele gidenlerin niteliğinde. Çünkü o 8 bin 929’un içinde Malatya’nın geleceğini değiştirecek doktorlar, mühendisler, akademisyenler, araştırmacılar var.

Beyin göçü sadece bir istatistik değildir; bir toplumun geleceğe olan inancının göstergesidir.
Bir şehir, bir ülke, kendi gençlerine umut veremiyorsa, o ülkenin toprağı bereketli değildir artık.

Belki de sormalıyız:

Bir gün dönüp gelecekler mi?

Yoksa biz hâlâ “okuttuk, yetiştirdik, kaybettik” demeye devam mı edeceğiz?