Yeni Malatyasporumuzun Süper Lig’e çıkışından dolayı elbette gururluyuz ve mutluyuz. Vitrinde sergilediğimiz ve en çok değer verdiğimiz bir tanemiz. Fakat takımı destekleyecek bir takım tedbirleri alma noktasında maalesef işleri hep tersinden işletmeye gayret gösteriyoruz. Milyonları peşinde sürükleyen futbol için böyle düşünmek yanlış olmasa gerek. Bir meyve ağacının tohumunun yere atılıp fide olması, onu tekrar uygun bir yere dikip, ihtiyaçlarını karşılayıp, büyütüp meyvesini yemek gibi düşünmek gerekmez mi?
Bizde bunun tam tersi yaşanmıyor mu?
Çıksın bakarız zihniyeti. Üste bakıyorsun bir sürü eksik, altyapıya bakıyorsun bir sürü eksik.
BAL’da oynayan takımlarımız için de aynı durum söz konusu değil mi?
Tesisi yok, sahası yok, daimi kaynağı yok, futbolcu potansiyeli yok profesyonel takım olmak peşinde koşuyorlar.
Öncelikle Malatya’da futbolcu potansiyelini artırmanız gerekmez mi?
Zaten arttığında, kalite yükseldiğinde başarılar da kendiliğinden gelecektir. Bunun için her büyük semte saha yapacaksınız. Çocukların Tecde’den, Beydağı’ndan, Çöşnük’ten, Taştepe’den kalkıp Yeşiltepe’ye gitmesini beklemek acımasızlık olmaz mı?
Tatil oldu çocukların futbol eğitimi alacağı ne saha ne olanak var. Sonrada vay efendim çocuklar elerinde tablet, bilgisayar, TV karşısında hareketsizler, obezler, sosyal değiller, paylaşımcı değiller, küçüğün büyüğe saygısı yok, şehirde insanlar birbirini vuruyor, bonzai içen gençlerin durumu ne olacak, komşuluk bitti, mahallelilik bitti, hemşeri dayanışması bitti, arkadaşlık bitti, akrabalık bitti gibi birçok serzenişi sık sık duyuyoruz. Bunları tersine çevirmek, önlemek çok kolay, tek yolu çocuk ve gençleri spor yapmaya yönlendirmekten geçiyor. Onların istedikleri saha ve top gerisine karışmayın. Bir süre sonra yukarda saydığımız olumsuzlukların nasıl yok olduğunu göreceksiniz.
Peki, bunu kim yapacak?
Bu sorunun tek cevabı var. Bunu ancak belediyeler yapabilir. Zaten anayasanın yüklediği görevlerden biri değil mi?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 59. maddesinde, "Devlet her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirici tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur." hükmü ile spor yaptırmak ve sporun topluma yaygınlaştırılması bir devlet görevi olarak kabul edilmektedir.
Belediyeler yerelde devletin temsilcisi değil mi?
Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/d maddesine göre; “Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak. Otopark, spor, dinlenme ve eğlence yerleri ile parkları yapmak; yaşlılar, özürlüler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak; sağlık, eğitim, kültür tesis ve binaların yapım, bakım ve onarım ile kültür ve tabiat varlıkları ve tarihî dokuyu korumak; kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin geliştirilmesine ilişkin hizmetler yapmak. ”
Belediyelerimizin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının yüklediği, spor tesisi yapmak görevini yerine getirmesini bekliyoruz. Tecde, Çöşnük, Beydağı ve Taştepe mahallelerine acilen her insanın etrafında koşabileceği pisti olan sentetik futbol sahası yapılmasını istiyoruz. Getirisinin para ile ölçülmeyecek büyüklükteki bu hizmetin, maliyeti çok değil. Geleceği inşa etme görevini üstlenen, karar vericiler, ihmallerinin vebalini elbette ödeyemezler.
Esen kalın…