Malatya TSO hesaplaşma yeri değil

Abone Ol

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) seçimi yaklaştıkça hesaplar inceden inceye açığa çıkmaya başlıyor. TSO Başkanı Sayın Sadıkoğlu’nun son basın toplantısını, takip ederek bu yazıyı kaleme aldım. Çok önemsediğim TSO ile ilgili yazıyı bayram arasına sıkıştırmak istemedim.

Ticaret ve Sanayi Odası’nın tarihini inceledim. Özellikle son 20 yılına baktığımda tamamen kayıp yıllar olarak görüyorum. Tamamen siyasileşmiş çavuş ahbap ilişkisi ile yönetilmiş bit Ticaret ve Sanayi Odası görüyorum. Organizedeki arsalar zengin lobisi arasında paylaşılmış, yatırım yapmak isteyenler, bu zenginler lobisinin ya istediğini yapacak ya da zenginlerin sahasına yaklaşmadan taşeronluk yapmaya razı olacak bir pozisyona getirilmiş Malatya ticareti.

Malatya TSO Başkanı Sayın Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun basın toplantısındaki şahsına münhasır engellemeleri ve soruşturmaları doğru bulmadığımın altını çizmek istiyorum. Bürokrasinin ve siyasetin asıl görevi seçilmiş bir yönetime engel çıkarmak değil, engelleri ortadan kaldırması olması gerekir. Bu süreç tamamen Sayın Sadıkoğlu’nun lehine işleyen bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.

Sayın Sadıkoğlu’nun dört yıllık döneminde Malatya ticareti canlanırken yine de hak ettiği yerde olmadığını söyleyebilirim. Malatya ticareti son 20 yıldır çok kötü yönetiliyor. Sadıkoğlu’nun son dört yıllık performansı kötü değil. 30 yıllık arıtma sorunu Sayın Sadıkoğlu döneminde çözüldü. Bu dönemde istihdam ciddi manada arttı. Malatya ticaretini 5 tane zengin yönetmemeli. Zaten Sayın Sadıkoğlu bu kişileri karşısına aldığı için kavgalar başladı. Bu kavgaların başlayacağı hesaba katmalıydı.

Benim MTSO’da dikkatimi çeken başka bir husus da MTSO Yönetim Kurulu’ndaki kişilerin yönetime hiç katkı sunmamaları Sayın Sadıkoğlu yalnızlaştı. Bakın Malatya hiç terör sorunu yaşayan bir il olmadı. “Doğu’nun Paris’i” diye adlandırılan Malatya hep kötü yöneticilerin kurbanı oldu. Ticaret ve Sanayi Odası denince doğal olarak Organize Sanayi Bölgesi akla geliyor ama hiç bir seçimi Organize Sanayi Bölgesi üyelerinin oyları belirlemiyor.

MTSO seçimini kazandıran veya kaybettiren küçük ölçekli şirketler. Burada da bir tezat var. Organizenin kaderi küçük ölçekli şirketlerin ellerinde. bu sorunun üzerine mutlaka gidilmeli, yeni bir seçim sistemi geliştirilmeli, sanayicinin oyları ile küçük ölçekli şirketlerin oyları aynı olmamalı. Genel seçimlerde olduğu gibi yurt dışında kullanılan oyların hesaplandığı gibi bir sistem oluşturulmalı. 30 yıllık gazetecilik hayatımda yazdıklarım benim de içimi acıtıyor. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası için bunları yazmamalıydık. 20 yıl önce aynı kategoride başladığımız Gaziantep ve Kayseri Organize Sanayi bölgeleri Türkiye’nin ihracat hacminde çok önemli yer tutmuş durumda. Gaziantep ve Kayseri Ticaret ve Sanayi odalarının hedeflerine baktığımızda Malatya çok komik duruma düşüyor. Bu iller ihracatta rekor üstüne rekor kırarken, Malatya otel ücreti için müfettiş görevlendiriyor. Aramızdaki farka bakar mısınız.

2021 yılı içinde 450 milyon dolar ihracat rakamları açıklandı. Siyasiler, yerel yöneticiler MTSO Yönetimi havalara uçtular. Tabi vatandaş bilmiyor Elazığ’la, Bingöl’le, Adıyaman ile yarıştığımızı. Bu 450 milyon ihracat tablosunda tarım ürünü olan kayısının payı 90 bin 203 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirildi, 348 milyon dolar gelir elde edildi. Bu 348 milyon doların içinde yaklaşık 48 milyon dolar Ege Bölgesi’nin yaptığı kayısı ihracatı var. Tarım ürünü olan kayısıyı çıkarırsak Malatya Organize Bölgesinde kayısının dışında yapılan ihracat rakamı 100 milyon dolar. Oluşan bu tablodan sonra ne yazacağımı şaşırdım ve yazıyı nasıl noktalayacağımı bilmiyorum. Bütün siyasetçilere, iş insanlarına, yerel yöneticilere ve Malatya’yı seven herkese sesleniyorum, bireysel menfaatleri ve egolarınızı bir kenara bırakın, Malatya’yı hak ettiği yere elbirliği ile taşıyalım. Hem kendinize hem de Malatya’ya kötülük etmeyin…