Seçim analizlerinden dolayı bu yazı biraz geç kaldı.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Genel Sekreterlik için iş dünyasından herkesin bildiği “kariyer.net” sitesi üzerinden ilana çıkmış.
Haberi duyduğumda seçim analiz yazıları yüzünden yazamadım.
Sonra bu haberi malatyahaber.com'da gördüm. Habere yorum katmamışlardı ama başlığa ünlem koymuşlar.
Galiba şaşırmışlar...
Öncelikle MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nu tebrik ediyorum.
Siyasetçi değil iş adamı olduğunu bir kez daha göstermiştir.
İş dünyasından habersiz oldun mu şaşırırsın bu tür haberlere...
Hele hele Malatya'da herkesin herkesi tanıdığı, “adamcılığın” tavan yaptığı, sıradan bir koltuk için dahi onlarca telefonun geldiği bir şehirde MTSO Genel Sekreterlik için “adamcılık” yerine o koltuk için ehil biri arama çabası takdire şayan bir harekettir.
Ama maalesef basın da bu tür haberlerin önemini bilmiyor.
Bilmedikleri için yeni seçilen başkanın kendisine veya yakınlarına basın birimi koltuğu için kulis yaparlar.
“Benim adamım olsun o koltukta…”
Ne yapacaklarını dahi bilmeden...
O işi gerçekten layıkıyla yapacağını düşünmeden.
Çünkü bizde kimse yaptığı işle ilgili muhakeme yapmaz.
Teoride çok iyi olabiliriz ama iş pratiğe geldi mi afallarız.
NİYE ŞAŞIRMAYALIM
Bırakın kurumsal şirketleri...
Cirosu bir elin parmağı kadar olan şirketlerde dahi eleman alınırken "kariyer" tarzı internet sitelerinden faydalanılır.
Alacağı insanın kriterlerini, eğitim seviyesini, toplam tecrübesini, yabancı dil bilgisini ve iş koluna göre vasıflar arar.
Sıradan bir şirketin dahi kriter koyduğu bir iş alımına koskoca Malatya ticareti ve sanayinin başı niye kriter koymasın.
MTSO Genel Sekreterliği için birkaç Meclis üyesinin ortak tanıdığının o koltuğa oturması mı Malatya'ya faydalı olur yoksa iyi derecede İngilizce bilen ve en az beş yıl tecrübesi olan biri mi faydalı olur?
İşte bu yüzden Sayın Sadıkoğlu'na helal olsun, diyorum.
O kurumda siyaset değil ticaret yapıldığı için…
O kurum belirli bir siyasi gücün elinde olmadığı için…
Modern iş dünyası neyi gerektiriyorsa onu yaptıkları için…
Ve en önemlisi bunu Malatya'da yaptıkları için…
Helal olsun, diyorum.
İnşallah bu şekilde devam ederler.
KEŞKE DİĞER KURUMLAR DA ÖRNEK ALSA
Özellikle belediyeler ve şirketleri bir koltuğa bir pozisyona “eleman” alırken kıstasları sizce nedir?
Yıllardır bildiğimiz tek kıstas var.
Bu kıstas her ne kadar günümüzde biraz daha şekillense de genel hatlarıyla aynı.
İşte bizi gelişmiş toplumlardan ayıran en temel fark bu bence.
“Adamcılık” yerine “liyakat” aranırsa…
“Referans” yerine “yetenek” aranırsa…
İşte o zaman çoğu sorun ortadan kalkacaktır.
Herkes her şeyi biliyor ve inanın bu bilinen şey artık çok normal karşılanıyor.
Çok normal karşılandığı için Sadıkoğlu’nun yaptığı bu girişim şaşırmaya neden oluyor.
Üst düzey, alt düzey çalışanlarla muhabbet ediyoruz. Özel konuşmaları hiçbir zaman yazmadım burada ama genel hatlarıyla kafası biraz çalışan her yetkili bu durumdan çok da memnun değil.
Çünkü günümüz dünyasında “yetenek” birinci şart olmakla beraber o yeteneğin doğru konumlandırılması da en az yetenek kadar önemli hale gelmiştir.
İsim vermeden bir örnek vereceğim.
Bir belediyemizin bir şirketinin genel müdürü görevinden alındı.
Genel hatlarıyla bana göre Malatya’nın “yetenekli” müdürlerindendi.
Ama o yetenek kamuoyuna anlatılamadı…
Toplamda yapılan hizmetlerin çoğu bir-iki hataya kurban gitti.
Kendisini iyi anlatamayan bir ekiple çalışıyordu bana göre…
O bir-iki hata “başkan” değişince ilk akla gelen oldu.
Günümüz dünyasında her kurum “şirket” mantığıyla çalışırsa ve verimliliği birinci sıraya koyarsa “adamcılık” kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
Yeteneği olmayan veya o işte yetenekli olmayan insanların “referans” yerine zekâsını, becerisini ön plana koyarsak sorun ortadan kalkacaktır.
Sayın Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun yapmış olduğu bu harekete şaşırmayalım. Temenni edelim ki diğer kurumlara da sıçrasın bu hareket…