Malatya kayısısının başına gelmeyen maalesef pişmiş tavuğun başına gelmiyor. Zirai don, dolu, aşırı yağış korkusuyla başlayan endişe serüvenine bir de Orta Asya ülkelerinin ürettiği kayısı da eklendi. Özbekistan adeta tam bir kayısı üretim merkezi haline geliyor. Malatya kadar kayısı üretmeseler de bu üretmeyeceği anlamına gelmiyor.
FAO verilerine göre, dünyada kayısı üretimi en yüksek üretim alanına sahip olunan 2010 yılından bu yana son on yılda % 12,6 oranında artış göstermiştir. 2020 yılında bir önceki yıla göre % 8 oranında düşüş göstererek yaklaşık 3,7 milyon ton kayısı üretimi gerçekleşmiştir. Dünya toplam kayısı üretiminde Türkiye 833 bin ton üretim ile ilk sırada yer almakta olup Özbekistan 529 bin ton ile ikinci sırada, İran 334 bin ton ile üçüncü sırada yer almaktadır. 2010-2020 yılları arasında kayısı üretiminde ilk on ülke içerisinde en fazla artış gösteren ülke % 100,4 ile Yunanistan olurken, üretimdeki en yüksek paya sahip olan Türkiye’nin % 85,2 Özbekistan’ın ise % 62,8 oranında üretimlerinde artış olduğu ifade ediliyor.
Anlaşılacağı üzere sadece Malatya’da kayısı yetişmiyor. Özbekistan kayısı üretiminde Türkiye ile arasında olan makası giderek daraltıyor. Hatta öyle bir hal aldı ki, Avrupa raflarında Malatya kayısısı ismiyle Orta Asya kayısıları satılıyor. Bu gidişata nasıl bir önlem alınır bilinmese de Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, bu konuda yetkililere uyarıda bulundu.
Başkan Özcan, “Orta Asya’daki Fergana Vadisi’ne sınır olan ülkelerde ciddi anlamda bir kayısı üretimi var. Dolayısıyla bu üretim maliyetler de düşük olduğu için bu ülkelere bir yönelme var. Dolayısıyla da fiyatta bizim için bir rekabet şansızlığı doğuyor. Maalesef bu konuda Malatya’yı zor günler bekliyor” demişti.
Kimsenin bununla ilgili bir önlem alıp almadığını bilemiyoruz. Bu konuda ilgili bakanlıklar bir an önce adım atıp, Coğrafi İşaret alan Malatya kayısısını Orta Asya tehlikesine karşı korumalı, kayısımıza da hem ülke içinde hem de ülke dışında gerekli desteği sağlamalı.