Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, BUSABAH TV’de katıldığı programda Belediye hizmet binasının güçlendirilmesi ve yeni kütüphane projesine ilişkin tartışmalara net açıklamalar getirdi. Kütüphane ihalesinin şeffaf şekilde belediye şirketi MESTON’a verildiğini söyleyen Er, “Kamunun malını ne yediririm ne de yenmesine müsaade ederim” dedi. Deprem sonrası Belediye binasındaki dış kabuk hasarına dikkat çeken Er, hem güçlendirme çalışmaları hem de 7/24 açık olacak kütüphaneyi ayrıntılarıyla konuştu.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, BUSABAH TV YouTube kanalında Gündem Malatya programına konuk oldu. Moderatörlüğünü BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu'nun yaptığı Gündem Malatya programında, çok önemli bir başlık da ele alındı: Büyükşehir Belediye binasının güçlendirilmesi ve kütüphane projesi…
“KAMUNUN MALINI NE YEDİRİRİM, NE YENMESİNE MÜSAADE EDERİM”
Büyükşehir Belediye binasının hasar durumunu anlatan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er,
“Aylardır bir kütüphaneyi dillerine dolamış durumdalar. Aslında buna cevap verme gereği bile duymuyorum. Ancak kamuoyunu meşgul ettikleri için birkaç cümleyle ifade etmek istiyorum. İhaleyi yapmışız, ihaleyi MESTON’a verdik, Belediyenin şirketi. Ben kamunun 1 lirasının dahi hesabının sorulmasını gerektiğini düşünüyorum ve bunun da peşinde giden bir insanım. Kamunun malını ne yediririm, ne yenmesine müsaade ederim"
diye konuştu.
“AYNISINI FATİH BELEDİYESİNDE DE YAPTIK”
“Kütüphane yapımı açık ihaleyle yapılmış ve açık ihalede bir teklif verilmiş, teklifi de bizim Belediyenin şirketi almış. Bundan daha güzel bir şey ne olabilir” diyen Sami Er,
“Kütüphane bittiğinde, herkes parmaklarını ısıracak. Yaptığımız Fatih Belediyesindeki kütüphaneyi gidip canlı olarak görebilirler. İstanbul'un en büyük kütüphanesi diyorduk. İnsanlar çocuklarını akşamdan getirip oraya bırakıyorlar. Ertesi gün sabahleyin gelip güvenli bir şekilde çocuklarını alabiliyorlar. Bununla ilgili yazılımı içerisine, bunun sabit mobilyası içerisi ki sıradan bir mobilya, sıradan bir malzeme de kullanmıyoruz. Gerçekten çok kaliteli bir malzeme kullanıyoruz ve bunun içinde hareketli mobilyasından tutun yazılımından bilgisayara, turnike yazılımından tutun da her türlü yazılım, her şey içerisinde. Adam diyor ki ‘Ya, başka yer mi yoktu Belediyenin?’ Aynısını Fatih Belediyesinde de yaptık. Orada da kocaman bir fuaye alanı vardı; yazın soğutmak problem, kışın ısıtmak problemliydi, yani faydasız bir alandı. Şimdi burayı faydalı hale dönüştürdük. Böyle merkezi bir yerde, bu büyüklükte bir arsa, bir parsel yapacak yer bulamazsınız. Burası 3 bin 300 metrekare altında ise 3 bin 300 de, toplamda yaklaşık 6 bin 600 metrekare gibi bir alan. Alt tarafını kütüphane yapmadık tabii. Orası belediyenin müştemilatı; kazan dairesi, diğer birimler olacak. Hepsi ayrı ayrı çalışacak. Isıtması ayrı çalışacak, soğutması ayrı çalışacak, aydınlatması ayrı çalışacak. Çünkü hafta sonu 7-24 açık olacağı için belediyeden bağımsız olması lazım. Böyle bir kurguyla yaptık. Yani sıradan, gelişi güzel düşünülmüş bir şey değil bu”
ifadelerini kullandı.
“MALATYA ADINA GERÇEKTEN TEESSÜF EDİYORUM”
Malatya Büyükşehir Belediye binası mimarı Ahmet Vefik Alp’in çocuklarını bu konu için aradıklarını ve bunun ayıp olduğunu söyleyen Sami Er,
“Ahmet Vefik Alp’in çocuklarını arıyorlar, ‘Efendim, haberiniz var mı sizin bunda, bununla ilgili?’ Yani sanki bir şey yapıldı da bizi gammazlıyorlar. Bu ayıp bir şey. Ben Ahmet Vefik Alp’in oğluyla da görüştüm. Malatya’ya da davet ettim. Biz sizin babanızın yaptığı esere bir halel getirmiyoruz. Dışına dokunmuyoruz. İç mimarisinde böyle bir alan var; oraya bir kütüphane yapıyoruz. Davet ettik, önümüzdeki hafta ya da bir sonraki hafta gelecek, ziyaret edecek. Gizli saklı yaptığımız hiçbir şey yok. Bunu sırf durdursunlar diye şikâyet ediyorlar, Ahmet Vefik Alp’in ailesini arıyorlar. Bu ayıp bir şey. Malatya adına gerçekten teessüf ediyorum”
ifadelerine yer verdi.
“MALATYA KÜTÜPHANELER ŞEHRİ OLACAK”
Başkan Er,
“Malatya kütüphaneler şehri olacak. Malatyaspor şehri, sporun şehri olacak. Bir taraftan biz bu şehrin enkazıyla uğraşırken, Malatya’yı küllerinden yeniden doğurmaya çalışırken; bir taraftan da Malatya’nın geleceğini planlıyoruz. Yani Malatya çocuklarımız sporla ilgilensin. Kötü alışkanlıklarına gitmesinler. İyi alışkanlıklar elde edecekleri kanalları açalım. Çocuklarımız buralara gitsinler. Kütüphanelerimiz büyük ama artık yetmiyor. Bakın, sadece bu da değil; en merkezi yerde 7/24 açık olacak bir kütüphane yapıyoruz. Bunun dışında bir tane daha yapacaktık ancak şu anda ödenek nedeniyle beklemede. Yeşilyurt’ta da bir kütüphane yapacağız. Kültür Bakanlığı ile gerekli çalışmaları yaptık, arsasını tahsis ettik. Oraya da büyük bir kütüphane inşa edilecek”
ifadelerini kaydetti.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BİNASI GÜÇLENDİRME PROJESİ
Büyükşehir Belediye binasının durumuna ilişkin konuşan Er, şunları söyledi:
“Asansörü yaparken arkadaşlar şunu söylüyor: Asansörün en alt kattan en üst kata kadar uzanan bir bölümü var. İnsanlar deprem sonrası hasar kontrolü yaparken genelde çatıya çıkıp bakmazlar. İlk etapta alt ve üst katlarda, özellikle kolon, kiriş ve taşıyıcı sistemlerde hasar var mı yok mu ona bakarlar. Bir şey yok; kolon ve kirişlerde çatlak ya da hasar görünmüyor. Ancak arkadaşlar asansöre bakarken şunu fark ediyor: Binanın etrafında estetik amaçla yapılmış bir dış kabuk vardır ya, işte o büyük kabukta sorun olduğunu görüyorlar. Ben Ahmet ve Vefik Alp'in oğluyla onu görüştüm. Dedim ki ‘Biz bu binanın şekliyle oynamak istemiyoruz ama şöyle bir sıkıntımız var: Depremde o kabuk hasar görmüş. Bu taşıyıcıyla alakalı değil ama yarın bir şey olduğu zaman, Allah korusun, bir sıkıntı olmasın.’ O kabuğu alıp indirmemiz gerekiyor. Kabuğu indirdiğimiz zaman eski halini yapmak biraz zor ve maliyetli bir şey.
Fırat Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’ndeki hocaları, profesörler bu raporları hazırladı. Şu anda üçüncü bir rapor üzerinde çalışıyoruz. Acaba bu kabuğu indirmeden, yani binanın şekli tamamen bozulacak şekilde kabuğu sökmek zorunda kalmadan, işleri nasıl yapabiliriz, ancak mevcut raporlar kabuğun indirilmesinden yana ama biz indirmeden nasıl yapabiliriz, vinçlerle yerinde tekrar monte edebilir miyiz? Gibi seçenekleri de değerlendiriyoruz. Çünkü kabuk ayrılmış durumda ve indirmemiz gerekiyor. Eğer binada riskli bir durum olsaydı, personelimizin canını veya dışarıdaki insanların güvenliğini tehlikeye atmayız. Bu tür bir risk olursa, kabuk indirilirken orayı boşaltıp öyle çalışacağız. Ancak belki kabuğu indirmeden de monte edip tekrar yerine yerleştirebiliriz; bunun çalışmalarını yapıyoruz. Kütüphanenin yapılacağı alanda da nihayet çalışmalar başlıyor ve kütüphane inşa edilecek.
Büyük kütüphane yapılırken, binadan bağımsız çalışacak şekilde tasarlanıyor. Yani ısıtması, iklimlendirmesi, elektriği, yangın tesisatı her şeyi bağımsız olacak. Geçmişte yapılırken, hatta yangın deposu bile yeterince büyük değildi, biz yangın deposunu bile büyütüyoruz. Aslında her şeyi yeniden elden geçiriyoruz. Burası geçmişte bir deprem gördü. Şu anki bina depreme göre yapılmış bir yapı değil. Hasar yok ama biz burayı mütemadi temeller üzerine, tamamını radyan temel olarak yaptık.”