Ashabı Kehf bir çok dinde, sosyal yaşam öğretilerinde ve felsefede tartışılan bir konudur.
Ben inancım gereği Kuran- Kerim’i baz alarak birkaç değerlendirme yapacağım.
Anlatıldığı üzere sayısı bilinmeyen bir grup genç, toplumun genel batıl inançlarından yüz çevirerek yaşadıkları dönemin dikte yönetiminden kaçarak bir mağaraya sığınırlar.
Gençlerin inancı yönetimin ve toplumun büyük bir kısmını rahatsız etmektedir.
Belliki benim gibi düşünmeyen gebersin diyen bir yönetim anlayışı ve şakşakçılarının varlığı bilhassa da zulme sessiz kalan toplum, gençleri kabuklarına çekilmeye zorlamış.
Gençlerin 309 yıllık bir uykuya daldığından çürümemeleri için belirli aralıklarla pozisyonlarının değiştirildiğine kadar çok ilginç ve detaylı bilgiyi Kehf Suresi’nde bulabilirsiniz.
Uzun uykudan sonra uyandıklarında geçen süreyi hesaplayamamaları ve kısa bir süre uyuduklarını düşünmeleri de zaman kavramının göreceliği olduğunun, bir çok biyolojik, fiziksel ve metafiziksel izah isteyen mucizeleri içinde barındırır.
Aralarından birini tebdili kıyafetle merkeze göndermeleri ile de gerçeklerle yüzleşirler ve kendileri gibi düşünen, inanan insanların varlığına ve çokluğuna şahit olurlar. Toplumun inançlarını rahatlıkla dillendiriyor olmalarını da hayretle karşılarlar. Çünkü kendileri inandıkları gibi yaşayamadıkları için mağaraya hicret etmişlerdi.
Bu kıssa boşuna anlatılmaz insanlara. Çıkarmamız gereken birçok ders var.
Hakkı konuştuğumuzda ilahi bir koruma kalkanına atıf var bu kıssada.
Değişimin zamana ihtiyacı olduğu gerçeğini görüyoruz.
Zamanla kimlerin maskesinin düştüğünü kimlerin ne maskeler takabildiğini görüyoruz.
Günümüzde ashabı kehfi yaşamıyor muyuz sanıyorsunuz?
Bulunduğunuz ortamdan altı ay uzaklaşın, sonra bir dönün bakalım. Belki de varlığınızı tehdit sayanların ve sizinle mücadele edenlerin, yanınızda olduğunu sandığınız budalalardan daha delikanlı olduğuna şahitlik edersiniz.
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın.