Maç yokken...

Abone Ol

Herhalde ancak Yeni Malatyaspor gibi bir takım 6 puanlık bir başlangıçtan sona ancak bu kadar çok eleştirilebilir. ‘Mersin’in tahtası, Samsun’un bahtı kapalı’ diye diye 2 galibiyetin tadını bile çıkaramadık.

Göreceksiniz bu iki takım, Eskişehir, Sivasspor, Göztepe ve Gaziantep’ten birine çelme takacak. Ama biz yenince değersiz oluyor.

İyi kadro kuran takımlarla oynayana kadar ne teknik heyet ne de futbolcularla alakalı detaylı değerlendirme yapmayı kendi adıma doğru bulmuyorum.

Ama genel olarak geçen yıla göre daha iyi bir takıma sahibiz. Hücum zenginliğimizin artması yeni bir sisteme dayalı değil, öndeki oyuncuların daha kreatif olmasından kaynaklanıyor. Bu da sanki bir şeyler düzelmiş gibi gösteriyor.

Pereira şu an takımın en hazır ve meziyetli oyuncusu ama onu da büyük maçlarda göreceğiz. 0 – 0 giden zorlu bir Sivasspor maçında kilidi açabilecek mi ona göre değerlendireceğiz. Kısacası konuşmak için de yazmak için de 2 hafta daha sabretmekte fayda var.

GÖRMEMİŞİN ÇİM SAHASI OLMUŞ...

Geçen sevgili Mehmet’in yazısında okudum. U21 maçında güzelim çim sahaya canlı yayın aracı girmiş. Devamında araştırdım ambulans da girmiş. Ulan sanki memleketin her köşesinde bir çim saha var da zar zor yaptırılan şu sahanın düştüğü duruma bak.

Biz neden belediye su vermiyor da üst kısımlar yanıyor diye milletle kavga edelim, kulüp yönetimi sahaya transit soksun öyle mi?

U21 maçında sahalara 2 transit sokulurken, yönetimden ve kulüpten görevlilerin orada olması ise daha acı.

Şimdi bir sonraki U21 maçını ben kendi kanalımda yayınlayacak olsam, bizim canlı yayın ekibimiz de 4 TIR’lık bir malzemeden oluşsa, sahaya 4 TIR mı sokacağız?

Ya da sahaya girecek araçların ölçüsü kulüpte mevcut mu?

Mesela; TIR, gabarisi yüksek saman kamyonları, ağır tonajlılar giremez, midibüs, otobüs, trambüs girebilir... Hani böyle bir çim sahaya girebilecekler listesi mi var?

Allah razı olsun maçı canlı verdiniz, gidemeyenler izlemiş. Eyvallah. Keşke o aracı sahaya sokmadan dışarıdan yapsaydınız bu işi.

Bakın; ey futbolu çok bildiğini söyleyen pro lisanslı iyi zemin düşmanları, sahaya giren o canlı yayın aracının drenaj deliklerini kapattığını, otomatik sulama sistemini yere gömüp, çalışmaz hale getirebileceğini biliyor musunuz?

HABERLERİ YOKMUŞ GİBİ...

Çoğu zaman köşe yazılarımdan sonra eleştirdiğim ya da hedef tahtasına oturttuğum kurumların geri dönüş yapmasını, sabaha kadar telefonda tartışmamızı, benim de en sonunda ‘özür dilerim bu konuda haklıymışsınız’ dememi isterim.

Ama bugüne kadar hiç olmadı bundan sonra da olmayacak gibi...

Yeşilyurtspor ile ilgili her cümlenin arasında 3 eleştiri, her paragrafta 5 suçlama varken, adamlardan tık yok.

Beni muhatap almadıklarından falan değil, cevap vermeyince konunun daha kısa sürede kapanacağından yapıyorlar bunu. İçten içe çevrelerindekilere nasıl dert yandıklarını ben biliyorum çünkü.

Sanıyorlar ki mesele bir an önce kapanınca her şey yoluna girecek. Oysaki cevap veremedikleri her satır, kendilerinin güvenilirliğini sorgulatan dev bir kar yumağı halini alacak.

Sokrates’e: “Seni haksız yere idam edecekler” dendiğinde, “Ne yani haklı yere idam edilsem daha mı iyi” der.

Onun için hamdolsun ki; Yeni Malatyaspor başta olmak üzere alt yapı, BAL, amatör ve diğer konularla ilgili yazdığım hiçbir eleştiri yazısında karşı tarafın özür diletecek bir haklılığı olmadı.

Hatta bırakın haklılığı cevap verebilecek gücü bile hissetmediler kendilerinde.

Demek ki hep haklıymışız, haklı çıkmaya da devam edeceğiz.