30 Mart’tan beri bu “zirai don” olayını yakından takip ediyorum. Milletvekillerin söylemlerini, çiftçinin yakınmalarını, tüccarın fikirlerini yakından gözlemliyorum. Ortada bir belirsizlik var ve bu belirsizliğin sebebini ben tüccara bağlıyorum.
2013’te 120 bin ton kuru kayısı ihraç etti Malatya. Bu rakam diğer yıllara kıyasla rekordu. Zirai dondan sonra Şire Pazarı’nda dolaşan rekolte tahminleri var. Hatta geçen gün Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Erkoç, “Bu yıl ihracat rekoru kırabiliriz” dedi.
Bu dolaşan tahminler karmaşası yüzünden Malatya’da kendini kanıtlamış bir ihracatçıyla ve yaklaşık 4 bin ton kuru kayısı ihraç eden bir firmanın ihracat müdürü ile konuştum. Bu konuşmalardan çıkan rakamları vereceğim ama önce herkesin dilinde olan rakamları vereyim.
Geçen yıldan kalan kuru kayısı miktarı 60 ile 70 bin ton olarak tahmin ediliyor. Bu yıl çıkacak kuru kayısı ise 5 ile 10 bin arası hesaplanıyor. Tüccardaki stok kuru kayısıyı da hesaba katınca minimum 70 bin ton, maksimum 90 bin ton kuru kayısı olarak öngörülüyor.
Yani söylentilere bakıldığı zaman, 2012 ihracat rakamlarına eş değer bir rakam ortaya çıkartılıyor. Peki kardeşim, kayısı niye 14 liraya uçtu? Elimizde bu kadar kuru kayısı varsa ve dediğiniz gibi çiftçide kayısı stoku varsa, çiftçi niye feryat ediyor?
Yukarıda bahsettiğim ihracatçıya bu çelişkiyi sordum. Tahmin ettiğim cevabı aldım. Bu yıl çıkacak kuru kayısının 3 ile 5 bin ton arası olacağını ve tüm stokların 15 bin tonu geçmeyeceğini savunuyordu. “Zirai don çiftçiyi değil, ihracatçıyı uyardı. Allah, ihracatçıyı uyardı!” diye devam etti konuştuğum ihracatçı. Üreticiyi sevmeyen bir ihraç mantığımız var Malatya’da, diye kulaklarımı kabartan bir söylemde bulundu.
İnanın, söyledikleri çok mantıklı geliyordu. “Peki, yana yana bu esnaf niye kayısı alıyor? 80 bin ton kayısımız var ise, bu esnaf niye kuru kayısı bulmak için çaba harcıyor?” Sizce de mantıklı değil mi?
İhracat Müdürü ile konuşmam belgeler ile oldu. Yapılan ihracat rakamlarını, bağlantıları gösterdi bana. Geçen yıl “jumbo kayısı” diye tarif edilen 60’lık kayısıya verilen fiyatın şimdi ise 5 numara kayısıya verildiğini ve teklifi gösterdi bana. Hatta, verilen o rakamı kabul etmediğini söylüyordu. Bu yıl toplam rekolteyi sordum ve aynı cevabı aldım. Toplam 20 bin ton civarı, diye söyledi. Dünya, Malatya’nın kuru kayısı rekoltesini biliyor, Malatya bilmiyor, diye devam etti.
“Kayısı 4 lira da olsa kar ederiz, 10 lira da olsa kar ederiz. Biz ticaret yapıyoruz. 2 liraya veya 3 liraya kayısı mı olur? Üreticiyi düşünmeyen bir mantık olamaz ve bu çok uzun sürmez. Malatya’da 60 ihracat firması var ve Malatya’da ki kuru kayısının yüzde 60 ihracatını 5 firma yapıyor. Çoğu ihracatçı sürekli fiyat kırıyor ve birbiriyle uğraşıyor. Çiftçiden kayısıyı nasıl ucuz alırım, mantığı sakat bir mantıktır…”
Bunları ben söylemedim, Malatya’da isim yapmış bir firmanın ihracat müdürü söyledi.
Daha neler neler söyledi de, yazamıyorum!
Yapılan bu rekolte karmaşasına yetkililer lütfen kanmasın. Ortada bir çelişki var: Eğer bu kadar söylendiği gibi kuru kayısı varsa kayısı fiyatı niye yüzde 400 arttı? Bu kadar rekolteye 14 lira verilebiliyor ise yıllarca çiftçiden niye 2 liraya, 3 liraya kayısı aldınız?
Niye!