Lig başladı (gün aydınlandı), enkaz göründü

Altyapı, futbol köyü, Avrupa, ilk üç-beş, kupa diyerek, borçsuz takımı, sadece paranın zoru ile ayakta tutup, geleceğini düşünmeyen, benden sonra tufan diyen başkanların, takımı getirdikleri seviyeyi Bodrum karşısında gördük.

Abone Ol

Altyapı, futbol köyü, Avrupa, ilk üç-beş, kupa diyerek, borçsuz takımı, sadece paranın zoru ile ayakta tutup, geleceğini düşünmeyen, benden sonra tufan diyen başkanların, takımı getirdikleri seviyeyi Bodrum karşısında gördük. Kurumsallaşma ve altyapı konusunda tüm uyarılarımıza rağmen, bildiğini okuyan başkan, her yıl yeni bir proje ilan ederek hepimizi oyaladı. Takım bu hale düşerken, ses çıkarmamış, hiçbir katkı sağlamamış isimlerin halen kulüpte ya da başka bir yerde itibar görmesini de anlayamıyorum. Yıllarca çalıştınız meyvenizi Bodrum karşısında gördük.

Yıllarca altyapı eğitimi verilen ve rezerv oyuncu diye başka takımlara kiraya verip, olgunlaşmasını beklediğimiz yatırımlarımızla sahaya çıktık. Ne fiziksel ne de psikolojik olarak bu lige hazır olmayan bir takım görüntüsü vardı. Rakiple mücadele edecek fizik gücü olmadığı gibi, oyun stratejisi olarak da yanlış içerisindeydik. Takımın ve oyuncuların kapasitesi bu ligi zor götürür. Ekonomik olarak bitmiş bir takımı sahada canlı tutmanın, motive etmenin zorluğunu bildiğim için, Cihat hocayı eleştirmem haksızlık olur. Yalnız bu takımla ilgili yapılacaklar listesinin birinci ve en önemli maddesi olan, transferin açılmasının olduğunu, yönetime anlatmasının en büyük hizmeti olacağını söylemek isterim. Yoksa bu takım düşer ve hocaya da sadece alacak yazılır.

Üçüncü Lig’de ve Bal Ligi’nde takımlarımız var ama burada oynayacak oyuncu bulmanın zorluğunu yaşıyorlar. Çünkü kendi ilimizin böyle bir oyuncu potansiyeli zaten yok. Mecburen dışarıdan transfer yapılmak zorunda, buda ekstra masraf demek. Keşke takımlarımız kendi öz kaynaklarımızla bu yollara çıkabilselerdi. Fakat bunun için hiçbir yatırım yapmadık ki. Hepimizin bildiği kayısımızı yetiştirirken harcanan zamanı ve emeği düşünsenize. Önce ulaşılabilir saha, sonra güçlü ve devamlılığı olan kulüp, sonrasında futbol oynayan çocuk sayısını artırmak, doğru yetenek seçimi, iyi hocalarla iyi eğitim, deneyim için fırsat ve sabır verildiğini ne derece sağladık ki futbolcu yetişsin. Bunun ilk üç aşamasını belediyelerimiz sağlamazsa, geleceğe ve gençliğe yatırım diye düşünmezse bunun olması mümkün değil. Bunu üzerine vazife olarak alan bir belediye başkanı henüz göremedik. Sadece bir sonraki dönem nasıl seçilirimin ya da milletvekili olur muyumun peşine düşüyorlar. Bu da onlara günü birlik ve kendine yatırım yapma, kararları aldırıyor.

Son dönemlerde gerek futbol camiasında gerekse ülkemizde, çeşitli sebeplerle birçok değerli insanımızı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ağustos 1999 depreminde yaşamını yitiren insanlarımız da dahil olmak üzere, genel olarak tüm yitirdiğimiz hayatlar için Allah’tan rahmet diliyorum.

Esen kalın…