Cumartesi günü İnönü Stadı’nda içler acısı bir Malatyaspor vardı.
Sanki toplama takım.
Hani derler ya, öleceksek adam gibi ölelim.
Kuzu kuzu yenildi bizimkiler, adam gibi bile değil.
Yücel İldiz saha kenarında ama malum kusurlar ortada.
Savunma hantal ve ağır çekim, orta alan çaresiz, forvet güçsüzdü.
Ev sahibi telaş ustası, misafir takım sakin ve garantiliydi.
Maçın başında Göztepe’nin 2 pas ile rakip alana sızma metodu değer bulurken, Yeni Malatyaspor’un oyun anlayışı zoraki kurgu gibiydi.
Henüz 10.dakikada taç atışından yenilen gol, beni farklı düşüncelere itti. ‘Acaba çok mu üstüne gidiyoruz bu oyuncuların’ dedim. (!) Bu seviyede taç atışından amatörce gol yiyen bir takımın, oyun sistemini, futbolculuk kalitesini konuşmak ne derece doğru onu da bilemiyorum.
İlk 20 dakikada gelen Göztepe golleri maçı da erken kopardı zaten.
Yeni Malatyaspor ne yaptı?
-Sadece seyretti tıpkı bizler gibi tribünde, sizler gibi ekranları başında…
‘Siz oynayın bizler de izleyelim anlayışı.’
Pozisyonlara sağır kalanlarla, ağır kalanlar koalisyonu.
Hamleler rakibin gözünü korkutmaya yönelik sahte bindirmelerden öteye gitmedi, bezgin ve yorgun. Rakip koşarken, oturacak yer arayan bir takım hali. Gerisini siz düşünün artık!
Bir birinin üzerine devrilen adamlar arasında ayakta kalan birilerini aradım ama kimseyi bulamadım.
Buna karşılık Göztepe, fazla uğraşmadan akılcı mücadeleyle helalinden bir galibiyet aldı. Zaten Göztepe adına galibiyetten gayri her sonuç futbolun doğasına aykırı olurdu.
Hani bir söz vardır ya; “Lig uzun maratondur” diye. Bu uzun yolculukta her şeyin telafisi olabilir. Ancak bana göre Yeni Malatyaspor’un şu halinin bırakın telafisi, bulunduğu konumdan kıpırdayacak hali bile yok. Bu yükün altından kalkabilirler mi, açıkçası işaretler iyi değil.
Aslında Yeni Malatyaspor’un şu görüntüsüyle bu tür maçlardan galip ayrılmasını beklemek; dilsizlerin sağırlara fıkra anlatması gibi bir şey olurdu herhalde.
Sistem de arızalı, ruhlar da. Yeni Malatyaspor’u kuşatan gerçekler futbola ışık vermiyorsa, yanlışların alışkanlık haline gelmesi de kimseyi rahatsız etmiyor demektir.
Elazığspor, Orhangazispor, Adanaspor ve Göztepe maçlarındaki oyun ve skorlardan sonra soruyorum:
Bu takım; cesur mu? Hayır.
Bu takım; savaşıyor mu? Hayır.
Bu takım; birimiz hepimiz duygusunda mı? Hayır.
Peki, böyle bir takımdan ‘hayır’ gelir mi?
Onun da cevabını sizler verin!